84,85. “Ey Muhammed! De ki: “Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir? “Allah'ındır” diyecekler, “Öyleyse ders almaz mısınız?” de.” Peygamberim de ki onlara, haydi biliyorsanız söyleyin bakalım, yeryüzü ve içinde bulunanlar kimindir? Bu dünya ve içinde bulunan varlıkların tamamı kimindir? Derler ki, diyecekler ki Allah’ın. Diyebilirler mi ki acaba bizimdir? Dünya da içindekiler de bizimdir, dünyanın da içindekilerin de sahibi biziz diyebilirler mi ki acaba? Ama tarihin başlangıcından bu yana en zâlim, en şaşkın bir kâfirin bile ağzından böyle bir şey duyulmamıştır. Eğer böyle bir iddiada bulunacak birisi çıkarsa ahmaklığın, alçaklığın zirvesindedir o kişi. Evet böyle bir soru sorulsa diyecekler ki göktekiler ve yer-dekiler Allah’ındır. Peki o zaman siz kiminsiniz? Siz kime aitsiniz? Siz kimin kulusunuz? Hiç düşünmüyor musunuz? Madem ki bu mülkün sahibi Allah’sa, madem ki göklerin ve yerin sahibi Allah’sa niye sahibinize kul olmuyorsunuz? Niye mâlikinizin istediği gibi bir hayat ya-şamıyorsunuz? Eğer bu dünyanın, bu dünyadakilerin kendilerine ait olduğunu iddia eden birileri çıkarsa. Bu arza, bu ülkeye, bu şehre egemen benim diyen bir ahmak, bir zavallı çıkarsa o zaman şunu so-run ona: