92. “O, görülmeyeni de, görüleni de bilir. Koştukları ortaklardan yücedir.” Allah gaybın da, şehadetin de, bilinen ve görünenin de, bilinmeyen ve görünmeyenin de bilicisidir. Şu varlıklar aleminde bildiğimiz bilmediğimiz, gördüğümüz görmediğimiz her şeyi bilen, hiçbir şey bilgisinin dışında kalmayan Allah’tır. Ve O müşriklerin şirklerinden de çok çok yücedir. Onların iddialarından, iftiralarından yücedir Allah. Onların yakıştırmalarından yücedir, üstündür. Müşrikler istedikleri kadar Allah’ı yanlış tanısınlar. İstedikleri kadar Allah’ın yetkilerini parçalamaya çalışsınlar. İstedikleri kadar Allah sıfatlarını Ondan başkalarına vermeye, yeryüzünde Allah’tan başka yetkililer kabul edip hayatlarında onların da söz sahibi olduklarını iddia etmeye çalışsınlar. İstedikleri kadar tamam göklerde İlâh Allah’tır, ama yeryüzünde başka İlâhlarımız da var. Namazın, orucun, zekâtın İlâhı Allah’tır ama hukukun İlâhları başkalarıdır. Abdestin İlâhı Allah’tır, ama ekonominin İlâhları başkalarıdır. Haccın İlâhı Allah’tır, ama kılık kıyafetin İlâhları başkalarıdır diyerek istedikleri kadar müşrikçe bir kabulden yana olsunlar. Allah onların bu iddialarından, bu zırvalarından münezzehtir. Çünkü Allah tek İlâhtır. Oğlu da yoktur, kızı da yoktur, yetkilileri de yoktur, ortakları da. Allah böyle iftiralardan çok uzaktır. İşte Rabbimiz bu âyetlerinde kendini tanıtıyor. Allah’ı Allah’ın kendisini tanıttığı gibi tanıyıp kabul etmedikçe kişi Müslüman olamaz. Kitabıyla Allah’ı tanıyacağız, elçisiyle Allah’ı tanıyacağız ve O’na O’nun istediği şekilde iman edecek, O’nun istediği şekilde kulluk yapacak, O’nun istediği şekilde hayat yaşayacak, O’nu övecek, O’nu yüceltecek, O’nun övdüklerini övecek, O’nun yüceltin dediklerini yüceltecek ve böylece Müslüman olacağız.