93,94. “De ki: “Rabbim! Onların tehdit olundukları şeyi bana mutlaka göstereceksen, o zaman beni zâlim milletin içinde bulundurma.” De ki, ey Rabbim, eğer bu kâfirlere, bu zâlimlere, yeryüzünde Seni reddedenlere, Senin yetkilerini sınırlandırmaya çalışanlara, Sana hayat tanımamaya çalışanlara, Seninle ve dininle savaşa tutuşanlara tehdit ettiğin azabı bana göstereceksen. Eğer onlara vaadettiğin dünya azabını, dünya rezilliğini, dünya helâkini bana gösterecek, benim gözümü bununla aydın edeceksen, eğer ben hayattayken onlar helâk olacaklarsa. Nuh kavmine gönderdiğin bir tûfan gibi, Âd kavmine gön-derdiğin bir rüzgar gibi, Semûd kavmine gönderdiğin bir sayha gibi, Lût kavmine gönderdiğin meleklerinin onları altüst ettiği gibi, Firavunlara gönderdiğin bir deniz azabı gibi şu beni yalanlayanlara da eğer bir azap göndereceksen, ne olur ya Rabbi beni bu zâlimlerin içinde kılma. Beni bu zâlimlerin içinde tutma ya Rabbi. Beni bunlarla beraber sayma ya Rabbi. Benim onlarla bir ilgim alakam yoktur. Ben onların tüm küfürlerinden, şirklerinden uzağım. Ben Senin ulûhiyet ve rubûbiyetini par-çalamıyorum. Ben Senden başka Rab ve İlâh kabul etmiyorum. Ben Sana, Senin kendini tanıttığın gibi iman ediyor ve Senin benden istediğin kulluğu bütün gücümle icra etmeye çalışıyorum. Eğer oları helâk edeceksen ben onlarla beraber değilim. Beni onlardan sayma ya Rabbi. Beni Sana teslim bir mü’min say. Beni kâfirlerden ve müşriklerden sayma. Ne güzel bir yakarı değil mi? Bakın Rabbini ve O’nun gücünü çok iyi tanıyan ve O’nun azabından korkan Rasulullah’ın bu duasına, bu talebine karşılık Rabbimizin cevabı da şöyle oluyordu: