2. “Eğer sizi ele geçirirlerse sizin onlara gösterdiğiniz sevgiyi göstermezler, size düşman olurlar, ellerini ve dillerini fenalık etmek için uzatırlar, keşke inkar etseniz isterler.” Eğer o kâfirler sizi ele geçirirlerse, size galibiyet sağlarlarsa asla sizin onlara gösterdiğiniz sevgiyi size göstermezler. Ellerine böyle bir fırsat geçmeye görsün, size düşmanca davranıştan asla geri durmazlar. Sizi öldürürler, size ellerini ve dillerini düşmanlıkla uzatırlar. Bunların size dost görünmeleri, iyi bilin ki size güçlerinin yetmeyişindendir. Güçlerinin yeteceğini bilseler, size zerre kadar bir hayat hakkı tanımazlar. Sizin de kendileri gibi kâfir olmanızı isterler. Tüm dertleri, tüm arzuları budur onların. Sizin haklarında iyi şeyler düşündüğünüz bu insanlar, kendileri gibi sizlerin de kâfir olmanızı isterler. Kendileri küfrettikleri gibi, sizin de küfretmenizi isterler. Sizin de kâfir olmanızı ve böylece onlarla birlik olmanızı isterler. Küfürde birlik, düşüncede, anlayışta, eylemde, kılık-kıyafette, hukukta, hayatta, isyanda, Allah’a kafa tutmada, peygambere isyanda, demokraside, Allah yasalarını reddetmede, cehenneme gitmede birlik... Her konuda sizinle birlik olmayı isterler. Yeryüzünde kâfirin tek hedefi işte budur. Kâfir, dünyada Müslümanın varlığına ve kendisinden farklılığına asla tahammül edemez. Çünkü kâfir, kâfirliğinin farkındadır. Yaşadığı hayatın kendisini nereye doğru götürdüğünün farkındadır. Yaşadığı küfür içindeki bir hayatın kendisine cehennemi kazandırdığının kesin farkında olan ve zaten dünyada da cehennemî bir hayatın sahibi olduğunun mutlak bilincinde olan kâfir, “madem ki ben şu anda cehennemi bir hayat yaşıyorum, o halde benim yaşadığım bu hayata Müslümanlar niye ortak olmasınlar? Niye bu Müslümanlar göz göre göre dünyada cennet hayatı yaşıyorlar da, yaşadıkları bu hayatın sonunda göz göre göre cennete gidiyorlar da ben cehenneme gidiyorum? Niye onlar da benim gittiğim yere gitmiyorlar? Niye benim cehennemime onlar da ortak olmuyorlar?” diye düşünür. Tıpkı şeytan gibi… Zaten bunlar şeytanın çömezleridir… Tıpkı şeytan gibi, onun aveneleri olan kâfirler de “niye bu Müslümanlar bizim cehennemimize gitmiyorlar?” düşüncesiyle Müslümanları da kendi cehennemlerine, kendi hayatlarına, kendi küfürlerine ortak etmek isterler. Öyleyse ey Müslümanlar, sakın böylelerini dost edinmeyin. Onların yoluna, yörüngesine girmeyin. Onların düşüncelerine, anlayışlarına, girdikleri girdaplara, onların kendilerini kaybettikleri anaforlara kapılıp tıpkı onların hayatlarını kaybettikleri, hüsrana mahkum olup dünyalarını da âhiretlerini de yitirdikleri gibi, sizler de dünyanızı ve âhiretinizi kaybetmeyin. Bu tehlikeyi çok iyi bilen Rabbimiz, ısrarla bu konuda bizi uyarmaktadır.