5. “Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerle deneme; bizi bağışla, doğrusu Sen, güçlü olan, Hakim olansın.” “Ey Rabbimiz, bizi kâfirlere fitne konusu yapma. Onlara fırsat verip, bize mûsâllat edip onların işkence ve azaplarıyla bizi fitnelere düşürme. Onları bize karşı galip ve üstün bir konuma getirip bizi kâfirlerin elinde oyuncak konumuna düşürme. Çünkü böyle bir durumda dinlerinden habersiz yaşayan kimi zavallı mü’minler onlar karşısında ezilmişliği yaşayarak yollarını, dinlerini sorgulamak durumunda kalabilirler. Onlar karşısında dinlerinden, yollarından şüpheye düşebilirler. Onları haklı yolda görerek, tavizler vererek onların düşüncelerine uygun bir hayat programı geliştirmeye, bir din icat etmeye kalkışabilirler. Dinlerini, inançlarını onlara doğru eğip bükmeye kalkışabilirler. Onlar kaynaklı bir hayatın içine girebilirler.” Ne kadar da güzel dua etmiş değil mi atamız? İşte şu anda kâfirler karşısında yenilmişliği, ezilmişliği soluklayan Müslümanların dinlerini, inançlarını, hayat anlayışlarını nasıl sorguladıklarını, her konuda kâfirlere nasıl meylettiklerini acı acı seyrediyoruz. Sosyal hayatları böyle olduğu gibi, dinlerini, dinlerinin temel konularını bile kâfirlerden almaya, kâfir kaynaklı bir hayata yönelmeye çalıştıklarını görüyoruz. Rabbim bizi bu durumdan kurtarsın inşallah. Bu fitne konusunu bir de şöyle anlamaya çalışıyoruz: “Ya Rab-bi bizleri kâfirler için fitne konusu kılma. Kâfirlerin sapmalarına, kâfirlerin dinlerinde, inançlarında, yollarında, hayat programlarında kemikleşmelerine bizi sebep kılma. Yani eğer bizler Müslümanlar olarak onların karşısında mağlup bir konuma düşersek, onlar bizden üstün bir konumda olurlarsa, bizim bu durumumuz onları fitneye ve yanlışa düşürecektir. Kendilerinin, kendi dinlerinin ve yollarının bizimkinden haklı ve doğru olduğunu zannederek dinlerinde kemikleşmelerine sebep olacaktır. Biz haklı yoldayız diyecek, küfürlerinden mutmain ve emin bir konuma geleceklerdir. Böylece onların sapıklıklarının devamına bizler sebep olmuş olacağız. “Ya Rabbi bizi onlar karşısında bu duru-ma düşürme. Bizi onlara, onları bize fitne konusu yapma. Bize mağfiret buyur. Bizim eksiklerimizi, kusurlarımızı ört. Bizim hayat problemlerimizi düzlüğe çıkar. Doğrusu Sen güçlüsün, dilediğini yapansın, Sen hikmet ve hâkimiyet sahibisin.”