34. “Bugün de, inananlar inkârcılara gülerler.” Evet dün hayatta iken, dünyada iken kâfirler mü’minlere gülüyorlardı, bugün de artık mü’minler onlara gülecek. Artık ebediyen gül-me sırası mü’minlere gelmiştir. Dünyada kâfirler mü’minlere eziyet e-derek, baskı yaparak sevaba girdiklerini, iyi bir şey yaptıklarını zanne-derek gülüp seviniyorlardı, şimdi de gülme sırası mü’minlerde. Kendileri cennette koltuklarına yaslanmış, hûrilerinin arasında, gözlerin gör-mediği, kulakların duymadığı zevklerin içinde, pınar başlarında, ağaç gölgeliklerinde zevkten kendilerinden geçerlerken, kâfirleri cehennem ateşinin içinde gördükçe onların perişan hallerine bakıp bakıp gülecekler, sevinecekler. Bu gülmeleri hem kâfirlerin kendilerine dünyada gülmelerine mukabil alay adına bir gülme olacak, hem de kendilerinin kurtuluşlarına gülecekler. Cennete girince mü’minler iki kere sevinip gülecekler. Birincisi cehennemden kurtuldukları için, ikincisi de cenneti kazandıkları içindir. Çünkü Cehennemden kurtulmak ayrı bir zevk, cenneti elde etmek ayrı bir nimettir. Kâfirler de iki kere üzülecekler, iki kere kahrolacaklar. Birincisi Cehennemi boyladıklarından, ikincisi de cenneti kaybettiklerindendir.