19. “Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar.” Bütün bunlar, buraya kadar anlatılanlar, işte bunlar birer tezkiredirler. İşte bütün bunlar birer öğüt, birer uyarıdır. Sizin adam olmanız, sizin kul olmanız, gereken makamı anlamanız ve O’na kul olmanız için birer zikrâ, birer hatırlatmadır bunlar. Sizin Rabbinizi tanımanız, sadece Rabbinizi dinlemeniz, sadece O’nun hayat programına sahip çıkmanız, sadece O’nu dinlemeniz ve O’ndan başkalarını dinlemekten vazgeçmeniz için birer uyarıdır bunlar. Veya sizi yaşadığınız bu hayatın sonunda hesaba çekecek olan, hesabı kendisine ödeyeceğiniz Rabbinizden bunu unutmamanız için kulaklarınıza birer küpedir bunlar. Kulaklarınıza küpe olarak bunları takın. Yazın takvimlerinize! Yazın kapılarınızın üzerine, kapı kollarının üstüne! Yazın anahtarlıklarınızın üzerine! Veya aklınızın en üst köşesine yazın bunları! Sürekli akıllarınızda canlı tutmanız gereken, sürekli hatırlamanız gereken tezkiredir, zikrâdır bunlar. Zikrâ, tezkire kişinin sürekli hafızasında canlı tutması ve hiç unutmaması gereken şey demektir. Hani sürekli aklınızda canlı tutmaya çalıştığınız şeyler var ya. Meselâ kendi adını hiçbir zaman unut-maz insan. Veya hanımının, çocuklarının adlarını, telefon, vergi numarasını, arabasının plaka, evinin kapı numarasını hiç unutmaz, sürekli hatırında tutar ya insan, işte onlardan da öncelikli hatırında canlı tutması gereken tezkiredir bu âyetler. Yani adam kendi adını unutabilir, hanımının adını unutabilir ama bunları asla unutamaz. Bunlar, asla unutulmaması gereken zikrâlardır. Çünkü bunlar hayatın kendileriyle düzenleneceği zikrâlardır. Dileyen Rabbine ancak böyle yol bulabilir. Dileyen bunlarla Rabbine yol bulsun. Başka çaresi yoktur bunun. Tezkiresiz yol bulmak mümkün değildir. Tezkiresiz Allah’a yol bulmak ve O’na O’nun istediği biçimde kulluk yaparak O’nun rızasını kazanmak mümkün değildir. Çünkü bu âyetler tezkiredir, haritadır, pusuladır, mihmandardır, yol göstericidir. Öyle değil mi? Hem bu kitabın âyetleriyle beraber olmayacaksınız, hem tezkireyle yol bulmaya çalışmayacaksınız, hem haritayı elinize almayacaksınız, pusulaya müracaat etmeyeceksiniz, yani yol bilenin elinden tutmayacak, yolu yol bilene sormayacak, hem de yol bulacaksınız. Mümkün mü bu? Öyleyse Rabbine yol bulmak isteyen bu kitapla sürekli beraber olmak zorundadır. Sürekli tezkireyle hareket etmeye çalışmak zorundadır. Bunun başka çaresi de yoktur diyor Rabbimiz.