37. “Ey Muhammed! Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola ilet-mez. Onların yardımcıları da olmaz.” Unutma ki sen onların hidâyeti için, sen onların müslüman olup cennete gitmeleri için çok hırslısın, çok harissin. Onların iman etmeleri için elinde avucunda neyin varsa harcayacak kadar, kendini yiyip bitirecek kadar hırslısın. Niye bu adamlar cehenneme, ateşe doğru koşuyorlar? Niye bu adamlar kendi kendilerine yazık ediyorlar? diye bütün gücünle çabalıyor, mahzun oluyorsun. Ne oluyor sana? Şunu unutma ki sen bu iş için ne kadar da özensen, ne kadar da haris davransan Allah’ın saptırdığını asla hidâyete ulaştıramazsın. Allah, saptırdığını asla doğru yola iletmez. Allah, saptıran kimseye asla hidâyet etmez. Üstelik onlar için herhangi bir yardımcı da bulunmaz. Bir kimse sapmayı, sapıklığı tercih etmiş de, Allah da onun bu sapıklığını onaylamışsa artık onu hidâyete ulaştıracak yoktur. Böyle birine ne peygamberin ne de başka birisinin yapabileceği bir şey yoktur.