81. “Allah yarattıklarından size gölgeler yapmış, dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nîmetini müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.” Yine Rabbimiz yarattıklarından bizim için bir gölge de var etmiştir. Gölgenin nasıl bir nîmet olduğunu bu iklimde anlamak belki mümkün değildir, ama bir ekvator ikliminde bunun ne demek olduğunu anlarsınız. Bir ağaç gölgesi, bir ev, bir çadır, bir bulut gölgesi ne büyük bir nîmettir değil mi? Sonra yine Rabbimiz dağlardan sığınaklar, barınaklar, yerleşim mahalleri de var etti. Ve yine bizler için elbiseler var etti ki onlarla sıcaktan, soğuktan korunuruz. Vücudumuzu başkalarından saklama imkânına ulaşırız. Ve yine Rabbimiz savaşta bizleri koruyacak zırhlar var etti. Böylece Rabbimiz nîmetlerini bizlere tamamladı. Umulur ki tüm bu nîmetleri lütfeden Rabbimizi tanıyalım da O’na teslim olalım diye. Tüm bu nîmetlerle bizi perverde kılan Rabbimize O’nun istediği kulluğu icra edelim, hayatımızı O’nun için ve O’nun belirlediği gibi yaşayalım diye. Evet işte Rabbimizin bize lütufları, Rabbimizin sayısız nîmet-leri. Hayvanlar, hayvanların yünleri, yapağıları, evler, çadırlar, gölgeler, dağlarda kendiliğinden oluşmuş barınaklar, elbiseler, zırhlar vs, vs. Hayatın devamı için bunlara ne kadar muhtacız değil mi? İşte tüm bu nîmetler karşılığında Rabbimizin biz kullarından istediği bir tek şey vardır. O da Onun emirlerine teslimiyet. Bu nîmetlerin sahibini bilmek ve tüm bu nîmetleri onları verenin yolunda kullanmak, tüm bu nîmetlerle bir kulluk hayatı yaşamak. Hayatı o hayatın sahibinin istediği gibi yaşamak. Hayatın ve ölümün sahibi olan Allah’a boyun eğerek, Onun arzularına teslim olmak. İşte tüm bu nîmetlerin sahibi olan Allah bizden bunu istiyor. Bizler böyle yapmak zorundayız. Değilse: