84. “Kıyâmet günü her ümmetten bir şahit getiririz; inkâr edenlere itiraz için izin de verilmez, onların özürleri de dinlenmez.” Bir gün, kıyâmet günü Biz her ümmetten bir şahit getireceğiz. Her toplumu, her ümmeti şahitleriyle birlikte getireceğiz. Herkes şahitleriyle dipdiri ayakta olacaktır. Adam kendi kendine şahit, azaları şahit, elleri, ayakları, gözleri, kulakları şahit, arz şahit, yaşadığı dünya şahit, sema şahit, Resûller şahit, melekler şahit, Allah şahit. Tüm bu şahitlerin şehadeti altında hesap vermek üzere Rablerinin huzurunda, o büyük mahkemede dimdik ayaktalar. Artık orada kâfirlere, Rablerini örtenlere, Rablerinin nîmetlerini örtenlere, Rablerinin âyetlerini örterek, kitabı ve peygamberi örterek, fıtratlarını örterek bir hayat yaşayanlara ne itiraz için bir izin verilir, ne de mâzeretleri dinlenir. Ne konuşmalarına, ne de özür beyanlarına izin verilmez o gün. Fırsat ta-nınmaz artık o gün onlara. Her şey bitti artık. Özür de bitti, tevbe de bitti, dönüş de bitti. Onu bu dünyada anlamalı ve gerçekleştirmeliydiler. Geçmiş olsun. Tüm bu nîmetlerin sahibi olarak Allah’ı bu dünyada kabullenmeliydiler. Yaşadıkları bu dünya hayatında nîmet sahibine teşekkür etmeliydiler. Burada nîmetlerin sahibine nankörlük etmemeliydiler.