Nahl Suresine Dön

Nahlالنحل

87. Ayet

87Nahl Suresi

وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

O gün, Allah’a teslim olmuşlardır. (Din adına icat ettikleri) iftiraları kaybolup gitmiştir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

86, 87. “Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: “Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklar bunlardır” derler. Koştukları ortaklar, onlara: “Doğrusu siz yalancısınız” diye söz atarlar. Puta tapanlar o gün Allah'ın zulmüne teslim olurlar; uydurdukları şeyler onlardan uzaklaşırlar.” Evet şirk koşanlar, müşrikler koştukları ortaklarını gördükleri zaman derler ki, Rabbimiz Seni bırakıp da kendilerine dua ettiklerimiz, ibadet ettiklerimiz, itaat ettiklerimiz, yasalarını uygulamaya çalıştıklarımız işte bunlardır. Bakın yıllar sonra olacak bir konu ama Rab-bimiz sanki şu anda oluyormuş gibi bizim gözlerimizin önüne seriyor. Gaybın ve şehadetin âlimi olan, geçmişi ve geleceği bilen Rabbimiz, önceki âyetlerde istifade ettiğimiz tüm nîmetlerin sahibi olan Rab-bimiz burada bizi gelecekle yüz yüze getiriyor. Niye yapıyor Rabbimiz bunu? O gün yanlışa düşmeyelim diye. Yarın kimse kendi nefsinden başkasını suçlamasın diye. Yarın hiç kimsenin bir mâzeret hakkı kal-masın diye. Herkes bunu bilerek bir hayat yaşasın, herkes kendi durumunu muhasebe etsin diye. Müşrikler, Allah’ın sıfatlarını parçalayanlar, Allah’a yetki sınırlandırması getirenler, Allah’ı hayatın bazı alanlarına karıştırmamaya çalışanlar, hayatta Allah’tan başka söz sahiplerinin de varlığına inananlar, hayatı parçalayıp bazı bölümlerinde Allah’ı, bazı bölümlerinde de başka tanrıları dinleyenler Allah berisinde dinledikleri, Allah berisinde itaat ettikleri ortaklarını gördükleri zaman diyecekler ki, ey Rab-bimiz, işte şunlar Seni bırakıp da dua ettiklerimiz, kulluk ettiklerimizdir. İşte biz bunlara dua ediyorduk. İşte biz bunları dinliyor, bunlara itaat ediyor, bunları hayatımızda etkili, yetkili görüyorduk. Biz bunların istediği gibi bir hayat yaşıyorduk. Onlar böyle deyince bakın o ortaklar, şerikler, tapınılanlar da diyecekler ki: O yeryüzü tanrıları, yapay tanrılar, sahte tanrılar ve tanrıçalar da kendilerine kulluk edenlere, kendilerini etkili ve yetkili görüp kendilerine itaat eden kullarına derler ki, ey zavallılar, sizler yalancılarsınız. Yalan söylüyorsunuz. Sizler bize tapınmıyordunuz. Bizler size tanrılık iddiasında bulunmadık. Sizler aslında bize değil kendi hevâ ve heveslerinize tapınıyordunuz diyerek Allah’a teslim olduklarını iddia edecekler. Ve artık o gün putçuların, müşriklerin, Allah berisinde uydurdukları tüm şerikleri, tüm ortakları kaybolur ve sadece Allah kalır. Ne putçular, ne putlaştırılanlar, ne tanrılar, ne kullar hiçbirisi kalmaz. Zaten hiçbir anlam ifade etmiyordu onlar. Hepsi gittiler ve cehenneme odun oldular. İnsanlardan kendileri hayatlarında bizzat kendilerinin tanrılıklarını iddia etmedikleri halde, kimseye tanrılık iddiasında bulunmadıkları halde insanların kendilerini putlaştırdığı sâlih kimseler, peygamberler ve müslümanlar da cennete gideceklerdir. Bunun tamamen aksine kendileri kâfir oldukları halde bir de üstelik kendilerini insanlara tanrı olarak takdim eden, insanlardan kendi yasalarına itaat bekleyenler de o putçularla birlikte cehenneme gideceklerdir.