8. “Sizin için atları, katırları ve merkepleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.” İşte sizin için atlar, katırlar, merkepler var etmiştir Rabbiniz. Onlara binmeniz için size sunmuştur Allah onları. Bir de ziynettir onlar. Daha bilmediğiniz nice şeyleri yaratan da yine Allah’tır. Bildiğiniz ve bilmediğin tüm varlıkları yaratan O’dur. O günün insanlarının bilmeyip bugün bizim bildiğimiz binit vasıtalarını yaratan, bugün bizim bilmeyip de yarının insanlarının bilecekleri daha nice varlıkları yaratan Allah’tır. Şimdi insanı Allah yaratsın, insanın şu anda sahip olduklarının tamamını Allah yaratsın, insana bu kadar merhamet edip onu bu kadar sayısız nîmetlerle donatsın, sonra da bu insanlar kalkıp yaratıcısını, nîmet vericisini bırakıp, O’nun istediği bir hayatı bırakıp O’ndan başka bir yola gitsinler. Yaratıcılarına kulluğu bırakıp başkalarına kulluğa gitsinler. Olacak şey mi bu? Bunu anlamak mümkün mü? Buna ne demek lâzım? Halbuki: