1. “Ey peygamberim! Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman.” Allah’ın nusreti, Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman. Buradaki Nasr kelimesi düşmanlarına karşı Allah’ın yardımı, teyidat-ı İlâ-hiyesi, feth kelimesi de Rabbimizin bu yardımının neticesi olarak ülkelerin ve gönüllerin İslâm’a açılması anlamınadır. Veya buradaki Allah’ın yardımı, nusratı Rasulullah efendimizin dâvetinin önünü kesmeye çalışan düşmanlarına karşı Rabbimizin ona yardımı, İslâm düşmanlarına karşı onu galip getirmesi, fetihten maksat da Mekke’nin fethidir. Veya kıyamete kadar her bir dönem mü’-minlerine düşmanlarına karşı lütfedeceği yardım ve bu yardım sonucu peyderpey küfür ve şirk ülkelerinin fethidir. İfadesi geçmiş zamanla ilgilidir. Allah’ın yardımı geldiği zaman. Düşmanlarına karşı Rabbinin yardımı, ama bu yardım zafer getiren, galibiyet getiren bir yardımdır. Burada Rasulullah Araplara ve tüm Ku-reyş’e karşı bir zafer kazanmış oluyor ve bu zafer âyetin ifadesiyle kıyamete kadar da devam edecektir. Razi diyor ki, “buradaki yardım, istenene ulaşmaya, hayra ulaşmaya yardımdır.” Hani kardeşimiz zalim de olsa mazlum da olsa yardım edecektik ya. Zulmeden, zulmetmek isteyen zalime nasıl yardım edeceğiz? Elbette zulmetmek isteyen zalimin zulmüne yardımcı olmayacağız. Ona böyle yardım etmeyeceğiz de onun zulmüne engel olarak, ellerini bağlayarak yardım edeceğiz. Peki mazluma nasıl yardım edeceğiz? Mazlum ne istiyor? O da elbette zalimin zulmünden kurtulmak istiyor. O halde onu da ondan kurtarmak şekliyle bir yardımda bulunacağız. Allah’ın yardımı ve zafer, fetih geldiği zaman. Buradaki Allah’ın yardımını ve fethi bir de şöyle anlıyoruz: Nusret, Allah’ın lütuf ve yardımıyla dinin kemale erdirilmesi, Mâide’nin anlattığı gibi dinin tamamlanmasıdır: “Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan ni-metimi tamamladım, din olarak sizin için İslâmiyet’i beğendim.” (Mâide 3) Tevbe sûresinin ortaya koyduğu gibi Allah dininin tüm beşerî dinlere, Allah sisteminin tüm beşerî sistemlere galip getirilmesi “Puta tapanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere, peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah’tır.” (Tevbe 33) Allah’ın yardımı bunlardır; fetih de, dünyaya ait istek ve arzuların gerçekleşmesidir. Veya nusret, kişinin dünyadaki arzularına ulaşması, fetih de kişinin gâyesi olan cenneti kazanması, cennetin kapılarının kendisine açılmasıdır. Ama en uygun gelen, buradaki yardımın düşmanlarına karşı Rabbimizin peygamberini galip getirmesi, fetih te bu yardımın tabii neticesi olan Mekke’nin fethidir. Çünkü bundan sonraki âyet-i kerîmesinde Rabbimiz bu yardım ve fethin sonucunu anlatırken de Mekke’nin fethinin arkasından gerçekleşen fevç fevç, dalga dalga insanların Allah dinine dehaletlerini haber vermektedir.