20. “Dağlar yürütülüp serap olacaktır.” Dağlar yürütülecek, dağlar yerlerinden sökülecek, oynatılacak. Veya dağlar kökünden sökülüp atılacak, dağıtılacak. Bir anlama göre dağlar heba olacak. Yani rüzgarın kaldırdığı toz toprak zerrecikleri gi-bi olacak dağlar. Veya bir üçüncü anlamı da serap gibi olacak dağlar. Sanki dağ var, sanki dağ yok olacak. Bir varmış, bir yokmuş olacak. Dağların dağlığı bitecek. Gerçekten çok garip bir şey. Dağlar yürü-yünce hani dalga gibi düzgünce yürüseler o zaman tıpkı geminin dalgaların üzerine binip karşı tarafa geçtikleri gibi biz de üzerlerine biner ve karşı tarafa geçeriz, ama öyle uslu uslu yürümeyecekler. Önlerine gelen her şeyi ezip, çiğneyip, tuz buz ederek yürüyecekler. Böylece anlıyoruz ki düzen değişecek. Ama düzen bozulacak değil, düzen değişecek. Hani az evvelki âyet: ~®(@«#²:Ï! «”@«A¬D²7!«: denmişti. Yeryüzünün dengesini sağlamak için, onun alabora olmasını engellemek için biz dağları kazıklar olarak oraya çaktık demişti. Burada da diyor ki, dağlar yürütülecek. Eh işte bir varmış bir yokmuş. Dünya da böyledir zaten. O da bir varmış, bir yokmuş. Yani bağlanmaya değ- mez, yapışmaya, kıbleleştirmeye değmez, aman onsuz olmaz demeye değmez bir dünya. Allah onun kulu-kölesi olmaktan sakındırsın inşallah bizi. Sadece kendine kul köle etsin! Bu konuda yardımcınız olsun!