27. “Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini ummaz-lardı.” Yaşadıkları dünya hayatında sevap ummazlardı, ikabtan da korkmazlardı. Hesap ve ceza konusunda Allah’ın tehdidinden kork-mazlardı. Cennet arzusu cehennem endişesi taşımadan yaşıyorlardı. Mayın tarlasında geziyormuş gibi haramların üstüne, üstüne gidiyorlardı. Onun için onlara böyle bir ceza muvafıkmış. Hesabı kitabı ummayan, dirilişe inanmayan insanların mantıkları da işte böyle değişik oluyordu dünyada. Meselâ Furkân sûresinin ifadesiyle şöyle diyor-lardı: “Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: “Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimizi görmeliyiz” derler. An-dolsun ki kendi kendilerine büyüklenmiş, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.” İşte görüyorsunuz, âhirete inanmayanların, dirilişi, hesabı, ki-tabı reddedenlerin mantıkları da böyle. Veya değişik yerlerde âhirete inanmayan bu insanların farklı şeyler istediklerini, farklı hesapların içine girdikleri anlatır: