Nebe Suresine Dön

Nebeالنبإ

28. Ayet

28Nebe Suresi

وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّابًاۜ

Ayetlerimizi de yalanlayabildikleri kadar yalanladılar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

28. “Âyetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.” Âyetlerimizi yalan üstüne yalan saymakla, âyetlerimizle dalga geçiyorlar, yalan sayıyorlarsa elbette bu ceza onlara tam lâyık bir ceza olacaktır. Yalan saymak küfürden biraz farklıdır. İnkâr etmek, âyetleri tü-müyle reddetmek ve inanmamak demektir. Ama yalan saymak, âyetlere inanmakla beraber gereğini yerine getirmemek demektir. Meselâ adam inanıyor namazın farz olduğuna ama yine de kılmıyor. İnanıyor tesettürün farziyyetine ama yine de örtünmüyor. İnanıyor ilmin farz olduğuna, ama yine de ilim yoluna girmiyor. İnanıyor ahiretin varlığına ama öyle bir hayat yaşıyor ki, hayatında bu inancın kokusunu bile görmek mümkün değildir. İşte bu da âyetleri yalan saymak demektir. Buhârî’deki yalan sayma hadisini daha önce demiştim. Bu ha-dise göre de âyete inanan ama gereğini yapmaya yanaşmayan insanlar yalan sayanlar demektir. Meselâ bir çocuğa: "Gel buraya! Yoksa kafanı kırarım!" diyorsa anası. Çocuk da: "Eh canım anam işte!" di-yorsa, anasının sözünü ciddiye almıyorsa bu yalan saymadır işte. Ya-ni çocuk gelmek nedir, gelmemek nedir, kafanın kırılması nedir, ananın yapacağı nedir, bunu biliyor, buna inanıyor ama bunu kendi hayatına indirmiyorsa bu da yalan saymadır diyoruz. İşte bu şekilde Allah’ın âyetlerini yalanlayanlar, yalan sayanlar, yok farz edenler, kamufle etmeye çalışanlar, kendi gündemlerinden, günlük hayatlarından, toplumun gündeminden düşürmeye çalışanlar ve de âyetleri cid-diye almayarak, âyetlerin imanını gündeme getirmeyerek onları yalan sayanlardır bunlar.