Nebe Suresine Dön

Nebeالنبإ

4. Ayet

4Nebe Suresi

كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ

Asla! (Kıyamet onların ihtilaf ettikleri gibi, şüpheli ve belirsiz değildir.) Yakında bilecekler/anlayacaklar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

4-5. “Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir. Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.” Kellâ: Reddun! Hayır hayır reddediyorum! Veya Kellâ nefyün! Olmaz! Çünkü iş öyle değil! Durum onların dediği gibi değil! Hayır hayır, iş sizin bildiğiniz gibi değil! Durum sizin bildiğiniz gibi değil! Sizin bildiğiniz yanlış! Bu gidişiniz yanlış ve bozuk! Bunu yakında bilecekler! Sonra yakında bilecekler! Kâfirlere tehdit üstüne tehdit. Onlar kıyamet günü azaba uğrayacaklar, cehennemde azabı boylayacaklardır demektir bunun mânâsı. Veya ikinci bir anlamıyla kâfirlere tehdit Müslümanlara teselli oluşturulmaktadır. Kâfirler azaba, mü’minler sevaba uğrayacaklar, bunu yakında anlayacaklar, mutlaka anlayacaksınız! demektir. Yakında bi-lecek ve anlayacaksınız! Sonra yakında bileceksiniz, buyurulduğuna göre anlıyoruz ki tekrar tekrar anlayacağımız anlatılmaktadır. Öyleyse tekrar tekrar olunca şöyle de diyebileceğiz: Ölmeden önce anlayacaksınız, ama ölürken bir daha anlayacaksınız. Ölürken anlayacaksınız, ama öldükten sonra mezarda bir daha anlayacaksınız. Mezarda anlayacaksınız, ama yeniden dirilince bir daha anlayacaksınız. Dirilince anlayacaksınız, ama hesap kitap döneminde, mizanın başında bir daha anlayacaksınız. Mizanın başında anlayacaksınız, ama cehennemi boylayınca bir daha anlayacaksınız. Cehenneme girince anlayacaksınız ama cehennemde sürekli kalınca bir daha anlayacaksınız. Veya aynı şeyleri cennete gidecek mü’minler için de söyleyebiliriz. Zira onlar da bu merhalelerde anlayacaklar ve bilecekler. Dikkat ederseniz Rahmeti bol olan Rabbimiz burada biz kullarına şöyle sesleniyor: “Kullarım! Bu haberi size, sizin yarın zorunlu haberdar olma döneminizden önce Rahmân olduğum için şimdiden haber veriyorum! Gelin haberime kulak verin! Gelin vahye kulak verin! Gelin akıllarınızı başlarınıza alın da Kur’an’ın haber verdiği haberlere kulak verin! Gelin inat etmeyin! Gelin başka haberler peşinde koşacağız diye benim haberlerimi kulak ardı etmeyin! Değilse siz bilirsiniz! Yarın mecburen dinleyeceksiniz! Yarın mecburen bunlardan haberdar olacaksınız başka yolu yok bunun!” Uyarı üstüne uyarılarla bize merhamet ettiği için uyarıyor bizi. Birbirlerine neyi soruyorlar? O büyük haberden ki, o konuda ayrılığa düşmektedirler. Hayır, ileride bilecekler. Hayır hayır, ileride kesin bilecekler. Bakın, yani bugün bilmemeniz mâzeret sahibi olduğunuzu göstermez ki! Bizim bu kitabın haberlerinden haberimiz yoktu demeniz sizin mazur sayılmanıza sebep olmayacaktır ki! Üstelik benim âyetlerim sadece bu kitabın içindekilerle de sınırlı değildir. Kulaklarınıza hitap eden bu Kur’an âyetleri yanında sizlerin gözlerinize hitap eden görsel âyetlerim de vardır. Onlara bakmaz mısınız? Görmez misiniz ki: