18. “Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.” O Resul orada, yükseltildiği o makamda Rabbinin büyük âyetlerinden göreceğini gördü. Rabbi ona orada âyetlerinden göstereceğini gösterdi. Rabbimizin, Rasulullah Efendimize orada gösterdiği bu büyük âyetler nedir, ne değildir, bilmiyoruz. Anlayabildiğimiz o ki, Ra-sulullah Efendimiz orada Rabbinin rubûbiyet ve ulûhiyetini, mülk ve saltanatını gösteren, kelimelerle anlatılması mümkün olmayan ancak müşahede ile ulaşılabilecek büyük âyetlerinden görebileceklerini gördü. Ama dikkat ederseniz burada Rabbini gördü denilmeyip Rabbinin âyetlerini gördü deniliyor. Onun için Resul orada Allah’ı gördü mü gör-medi mi, bunun tartışmasına girmek istemiyorum. İmam Buhârî’nin, Ayşe annemizden gelen bir rivâyeti var. Mü'minlerin annesi der ki: “Kim ki Rasulullah hakkında şu üç sözü söylerse, bilesiniz ki Allah’ın Resûlüne iftira etmiştir, onun hakkında yalan söylemiştir: 1- “Kim ki Mi’râc’a çıktığı gece Allah’ın Resûlü Allah’ı görmüştür derse, o kimse Rasulullah’a iftira etmiştir” der ve En’âm sûresinin şu âyetini okuyarak bu konuda delil getirir. “Gözler onu görmez, o bütün gözleri görür. O Latîftir, haberdardır.” (En’âm 103) Gözler O’nu idrak edemez. Gözler O’nu ihata edemez. Gözler O’nu asla kuşatamaz. Gözler O’nu bu dünyada göremez. Ama O tüm gözleri görür, tüm gözleri idrak eder, tüm gözleri ihata eder. Hiçbir göz, hiçbir bakış, hiçbir düşünüş ve hareket O’nun ilminin dışında değildir. O Allah ki tüm gözlerin, tüm gönüllerin, tüm bedenlerin, tüm zihinlerin, tüm beyinlerin, tüm akılların düşüncelerin, taşıdıkları niyetleri ve imanları bilmektedir. Çünkü O latîftir. Âyet-i kerîmede Allah’ın gözler tarafından görülemeyeceği anlatılmaktadır. 2- “Kim ki, Allah’ın Resûlü yarını biliyordu, geleceği biliyordu derse, yani gaybı bildiğini iddia ederse, bu kimse de Allah’ın Resulü’-ne iftira etmiştir” buyurarak Lokman sûresindeki mugayyebat-ı hamse âyetini okur. 3- “Yine kim ki, Allah’ın Resûlü Rabbinin kendisine vahy ettiği emirlerden, âyetlerden kimilerini gizleyip insanlara anlatmamıştır derse, bu kimse de Allah’ın Resûlüne iftira etmiştir” der ve delil olarak da Mâide sûresi 67. âyeti okur. İmam Müslim de Ayşe annemizin bu konudaki sözünü şöyle nakleder: “Kim Rasulullah’ın Allah’ı gördüğünü iddia ederse o Allah’a yalan iftira etmiştir.” Abdullah ibni Mes’ud efendimiz de: “Resul O’nu Sidretü’l Müntehanın yanında gördü” âyetini tefsir ederken, Rasulullah Efendimizin: “Ben Cebrâil’i Sidretü’l Müntehada altı yüz kanadıyla gördüm” sözüyle tefsir etmiştir. Yine İmam Müslim, Kitabu’l İman bölümünde Ebu Hu-reyre efendimiz de burada Rasulullah Efendimizin gördüğünün Cibril olduğunu söylediğini rivâyet etmektedir. Ancak İbni Abbas efendimizin Rasulullah’ın Rabbini kalbiyle gördüğü konusunda Müslim’de bir rivâyet vardır. Doğrusunu Allah bilir.