1. “Ta, Sin. Bunlar Kur’an’ın, ve Kitab-ı Mübînin â-yetleridir.” Şuarâ sûresi Ta Sin Mim ile başlıyordu. Neml sûresi de Tâ Sîn ile başlar. Bu sûreyi takip eden Kasas sûresi de Tâ Sîn Mîm ile başlıyor. Kitabımızda böyle birlikteliği olan sûreler görüyoruz. Bu sûreler, bu âyetler Rabbimiz tarafından elçisi Cebrâil vasıtasıyla kullarının hayatlarına karışmak üzere yeryüzünde odak nokta olarak seçtiği, sözcü olarak seçtiği Muhammed (a.s)’a indirdiği sûrelerdir, âyetlerdir. Şüphesiz ki Rabbimiz sözlerini, âyetlerini, sûrelerini nasıl göndereceğini, sözlerini hangi stilde söyleyeceğini en iyi bilendir. Rabbinizin âyetlerini ona göre dinleyin. Bu kitabın Allah’tan olduğunu unutmadan dinleyin. Rabbinizin sözleri olarak, Rabbinizin yasaları olarak bu kitaba karşı tavrınızı takının buyurmaktadır bunlarla! İşte Kur’an’ın apaçık âyetleri. Veya işte apaçık bir Kur’an’ın âyetleri. Bu kitap Allah tarafından Levh-i Mahfuzda belirlenmiş bir kitap. Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah tarafından kullarının hayatlarını düzenlemek üzere yeryüzüne indirilmiş bir kitap. Yeryüzünün Mekke şehrinde peyderpey inmeye başlamış ve yeryüzünde 23 yıllık bir süreç içinde inişini tamamlamış bir kitap. Yeryüzü insanlığı için en büyük bir gündem, en büyük bir şeref, en büyük bir rahmet kapısıyla karşı karşıya getirildiği bir kitap. Mele-i Â’lâ ile yeryüzünü birleştiren, bütünleştiren, yeryüzünü şereflerin en büyüğüne eriştirmiş bir kitap. Yine: