Neml Suresine Dön

Nemlالنمل

2. Ayet

2Neml Suresi

هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ

Müminler için bir hidayet ve müjdedir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

2,3. “Bunlar, namaz kılan, zekât veren ve âhirete de kesin olarak inanan mü'minlere doğruluk rehberi ve müjdedir.” Bu kitap bir hidâyettir. Kendisine müracaat edenleri, kendi-siyle birlikte olanları, hidâyeti kendisinde görüp ben bununla hidâyeti bulmak istiyorum diyerek bu kitabı eline alanları hidâyet yoluna ulaştıran, mü’minlere yol gösteren, mü’minlere müjdeler veren bir kitaptır bu kitap. Evet bu kitap tüm insanlık için bir hidâyettir. Tüm insanlığı hidâyete, doğru yola ulaştıracak, insanlığın tüm dünya problemlerini çözecek, insanlığı içinde bulunduğu bunalımlardan, aşmazlardan sahili selâmete çıkaracak bir kitaptır. Tüm insanlık içidir onun hidâyet oluşu, ama bu kitaptan herkes aynı şekilde istifade edemeyeceği için, herkes bu kitaba çözüm gözüyle bakmayacağı için elbette bu kitap sadece mü’minler faydalanabileceklerdir. Çünkü bu kitap hidâyeti kendisinde görmeyen, kendisine müracaat etmeyenler için hidâyet sebebi olmayacaktır. Ve yine bu kitap ancak kendisiyle birlikte olan mü’minler için müjde kaynağı olacaktır. Peki kimdir o mü’minler? Ne özellikleri varmış onların? Yâni bu kitabın hidâyetine ve müjdesine muhatap olabilmenin, bu kitabın hidâyetine mazhar olabilmenin şartları neymiş? Bakın âyetin devamında Rabbimiz kitabının pek çok yerinde gündeme getirdiği bu hususu şöylece ortaya kor: Evet bu mü’minler namazı ikâme ederler. Namazı ayağa kaldıran ve hayatlarını onunla düzenleyen insanlardır. Namaza özdeş bir hayat yaşayarak, ya da hayatı namazla ikâme edenlerdir onlar. Namazı, namazla aldıkları mesajı hayatın tüm alanlarında uygulayan insanlardır. Hayata etkin bir namaz, namaza etkin bir hayat yaşayanlardır. Yine zekâtı da verenlerdir onlar. Mallarında Allah’ı söz sahibi bilerek, onları Allah’ın istediği gibi Allah kullarıyla paylaşmanın kavgasını verenlerdir. Yine âhirete de yakînen inanan, bu inancını sadece iddia planında bırakmayarak, bilgi planında bırakmayarak eyleme dönüştüren, tüm sözlerine, tüm eylemlerine bu imanın damgasını vuran kimselerdir onlar. Âhireti iki gözlerinin önünde canlı tutarak o günün hesabı konusunda tir tir titreyen kimselerdir. Âhiretteki Allah’ın sorgulamasını gözleriyle görmeden, elleriyle dokunmadan da öte yakîn bir şuur haline getirenlerdir. Kitabımızın pek çok yerinde mü’minlerin bu özellikleri anlatılır. Ve bu kitabın kimler için hidâyet kaynağı ve müjde vesilesi olduğu haber verilir. Öyleyse bizler bu kitapta Rabbimizin tanıttığı ve istediği gibi mü’minler olmak zorundayız. Yâni tüm tanımları Allah ve Resûlünün tanımladığı gibi anlamak zorundayız. Değilse herkese göre Müslümanlık olmaz. Herkese göre kâfir olmaz. Mü’min kimdir? Kâfir kimdir? Mümin nasıl olmalıdır? Kâfir nasıl olur? bunu belirleyen Allah ve Resûlüdür. Ve işte Rabbimizin tanımlamasına göre mü’minlerin özel-likleri bunlardır. Mü’min hayatını namazla ayağa kaldıran, hayatını namazda aldığı Allah mesajıyla düzenleyen kişidir. Mü’min Rasulullah efendi-mizin hayatında görüldüğü gibi sürekli namaz eylemini ifa eden bir karakterin sahibidir. Namazını ikâme den bir mü’min iki namaz arasın-daki hayatını da aynen namazdaki gibi Allah’ı büyükleyerek, Allah’a hamd ederek, Allah’ı tesbih edip gündemde tutarak, okuduğu Kur’an âyetleri doğrultusunda bir hayat süren kimsedir. Namazını Allah’ın is-tediği gibi ikâme eden mü’min ırz ve namusunu, iffet ve hayasını koruyan, Allah ve Resûlünün istediği gibi emânetlerine riâyet eden kimsedir. Allah’ın istediği gibi namazını ikâme eden mü’min namazla Allah’tan aldığı mesajı zekât olarak Allah kullarıyla paylaşmanın derdine düşen kimsedir. Ve yine mü’min gece gündüz âhiretle, âhiretin hesabı kitabıyla iç içe olan kimsedir. Allah için ikâme ettiği namazıyla, o namazında okuduğu Allah âyetleriyle kıyâmeti gözleriyle gören, tüm benliğiyle kı-yâmetin sorgusunu yaşayan, cenneti bilen Ona arzu duyan, cehennemi tanıyan, Ondan Allah’a sığınan kimsedir. İşte bu kitap böyle müminler için hidâyet kaynağıdır ve müjdedir. Ama beri tarafta: