36-37. “Süleyman’a geldiklerinde: “Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara dön! Andolsun ki, güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkarırız” dedi.” Ne zaman ki elçiler Süleyman (a.s)’a geldiler, dedi ki Süleyman (as), sizler beni mal ile etkilemek mi istiyorsunuz? Bu hediyelerle beni etkilemek bana yardım etmek mi istiyorsunuz? Halbuki Allah’ın bana verdikleri sizin getirdiklerinizden benim için çok daha hayırlıdır. Siz hediyelerinizle övünürsünüz, bir çocuk gibi sevinebilirsiniz. Ama çekin gidin, bana Rabbimin verdikleri çok daha hayırlıdır. Rabbimiz ona altın ırmakları lütfetmişti. Elçileri o altın ırmağına götürüp onlara gösterir. Gücünü ve kuvvetini gösterir. Ben açgözlü, sizin hediyelerinize muhtaç birisi değilim der. Mal mülk sevdalısı birisi değilim der. İnsanların elindekilere göz dikmiş şahsiyetsiz birisi olmadığını gösterir ve der ki, dönün onlara ve söyleyin ki ben öyle bir orduyla onlara geleceğim ki onların karşı koymaları asla mümkün değil. Onları zelil olarak ülkelerinden çıkarır, aynı zamanda alçaltılmış olarak onlara hakim oluruz. Aynen Belkıs’ın dediği gibi der Süleyman (a.s). Ve Allah’ın elçisi danışmanlarını, şûrasını topladı ve onlara şöyle dedi: