76,79. “Doğrusu bu Kur’an, İsrâil oğullarına, ayrılığa düştükleri şeyin çoğunu anlatmaktadır. Doğrusu Kur’an, inananlara doğruluk rehberi ve rahmettir. Rabbin şüphesiz, aralarında, kendi hükmünü verecektir. O güçlüdür, bilendir. Ey Muhammed! Allah'a güven, şüphesiz sen apaçık gerçek üzerindesin.” Muhakkak ki bu Kur’an İsrâil oğullarına da ihtilafa düştükleri, ayrılığa düşüp fırkalaştıkları, olur olmaz dedikleri her konuyu, onların hidâyeti için gerekli olan her konuyu her en ince teferruatına açıklığa kavuşturmaktadır ve artık hiçbir kimsenin elinde bir delil yoktur. Hiçbir kimsenin artık tutunabilecekleri bir dalları da kalmamıştır. Yâni artık biz ne yapalım? Bizim bunlardan haberimiz yoktu deme hakları kalmamıştır. İsrâil oğullarına Tevrat, Zebur ve İncil gönderilmesine rağmen, onları anlamada, yorumda tahrife gitmelerinden sonra Rabbimiz onları bu yanılgılardan, fırkalaşmalardan, düşmanlıklardan uzaklaştıracak bir kitabı indirmiştir ki o kitap bütün mü’minler için hidâyettir, yol göstericidir ve rahmettir. Kim bu kitabın mü’mini olursa dünyadaki tüm işlerinde bu kitap onların önüne geçecek, onlara yol gösterecek, mihmandardık yapacak onları sahili selâmete ulaştıracaktır. Ve aynı zamanda mü’minler bu kitabın en büyük rahmetine ulaşarak bu dünyadan ayrılıp gidecekler. İşte bu kitabı bu özelliğiyle Rabbin indirmiştir. Ve unutma ki Allah o insanların arasında hükmünü verecek olandır. Yasa O’na aittir, yetki O’nundur ve izzet ve şeref sahibi de Allah’tır. Öyleyse sen sadece Allah’a güven, Allah’a tevekkül edip dayan. Vekil olarak Allah’ı kabul edin ey Müslümanlar. Sen sana gelen bu vahiyle en güzel bir hayatı yaşamanla apaçık bir hak üzeresin. Sen Rabbine güven ve yoluna devam et. Onlar hakkında kararını verecek olan Allah’tır.