9. “Ey Mûsâ! Gerçek şu ki, Ben, güçlü ve Hakîm olan Allah'ım” Ey Mûsâ, Ben Allah’ım! Ben Azîz ve Hakîm olan Allah’ım! Ben izzet ve şerefli olan Allah’ım! İzzet ve şeref tümüyle kendisine ait olan Allah’ım Ben! Hikmet sahibi olan, hâkimiyet sahibi olan, egemenlik kendisine ait olan Allah’ım Ben! İntikam sahibi olan Allah’ım Ben! Şerefli olan, şerefli kılan Allah’ım Ben! Dilediklerini izzet ve şerefe ulaştıran Allah’ım Ben! Doğru hüküm veren ve hükmünü uygulayan Allah’ım Ben! der bir ses Mûsâ (a.s)’a. Bu ses Allah’tandır. Çünkü bu sözü Allah’tan başka hiç kimse söyleyemez. Öyle değil mi? Allah’tan başka Azîz, O’ndan başka Hakîm var mı? Allah’tan başka izzet ve hikmet sahibi, intikam ve hüküm sahibi, hikmet ve egemenlik sahibi kim var? O’ndan başka kim diyebilir bunu? O’ndan başka kim ben Azîzim diyebilir? O’ndan başka kim ben Hakîmim, hâkimiyet bana aittir diyebilir?