103. “Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.” Namazı ikmal ettikten sonra da Allah’ı zikredin, Allah’ı günde-me alın, kıyamda, ayakta iken, otururken, yanlarınız üzerinde yatar-ken Allah’ı zikredin. Allah’ın kitabıyla beraber olun, Allah’ın âyetlerini gündeminize alın, Allah’ın yasalarını hatırlayıp gündem maddesi yapın. Savaşın içinde de Allah’ın âyetleriyle, Allah’ın zikriyle ilginizi kes-meyin. Gündeminizi Allah belirlesin, hareketlerinizi, tavırlarınızı Allah belirlesin. Evet savaşta Allah’la beraberiz, savaşın en kızışkın halinde, ölürken öldürürken Allah’la beraberiz, Allah’ın âyetleriyle beraberiz, namazla beraberiz. Hayat memat kavgasının en kritik noktasında bile namaz vasıtasıyla Allah’la diyalogumuzu kesmeyeceğiz. Namaz bittikten sonra da Allah’la beraberliğimiz sürecek ve keşmekeş bir hayatın insanı olmayacağız. Allah’ın zikriyle, Allah’ın âyetleriyle beraberliğimiz devam edecek. Ama savaştan uzaklaşıp, savaş ortamı bitip de emniyete, güvenliğe kavuştuğunuz zaman da savaş öncesi namazınızı nasıl kılıyor idiyseniz, ağır ağır, yavaş yavaş, namaz içinde okuduğunuz âyetlerin mânâlarını düşüne düşüne, âyetlerin bilincine ere ere, ne dediğinizin ne okuduğunuzun, Allah’tan hangi mesajları aldığınızın ve Allah’a hangi sözleri verdiğiniz farkına vara vara namazlarınızı kılın. Namazlarınızı vaktinde kılın. Çünkü namaz mü’minlere belirli vakitlerle farz kılınmıştır. Beş vakit namaz olarak emredilmiştir. Öyleyse seferde olmadığınız, savaşta olmadığınız, korku içinde bulunmayıp emniyet ve güven içinde bulunduğunuz zamanlarda beş vakit namazın her birerini vaktinde ifa edin. Ekonomik kaygılarla, oyun eğlence gibi boş şeyler peşine düşerek, başka sebeplerle acele etmeyerek doğru dürüst kılın namazlarınızı. Bir de: