112. “Kim yanılır veya suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.” Kim bir hata (Küçük günah) ya da büyük bir günah işler de, sonra da işlediği bu suçu suçsuz, temiz bir kimsenin üzerine atarsa muhakkak ki ona büyük bir iftira etmiş ve apaçık bir vebal, bir günah yüklenmiş olur. Gerek yapmadığı bir günahla başkalarını suçlamak şeklinde, gerekse kendi işlediği bir suçu, bir günahı başkalarının üzerine atmak şeklinde olsun gerçekten bu büyük bir iftiradır. Adam kendisi bir suç işliyor, bir hırsızlık yapıyor, sonra da kendisini temize çıkarabilmek için adâletten, doğruluktan uzaklaşıyor ve onu suçsuz birisinin üzerine atıyor. Bu gerçekten çok kötü bir şeydir. Toplumda işlenen bir suçun suçsuz birisinin üzerine atılması, suçlunun suçsuz, suçsuzun da suçlu makamında görülmesi toplum içinde tüm dengeleri alt üst edip, toplumu büyük bir kargaşaya sürükler. Halbuki bir Müslümanın böyle bir yola tevessül etmesi onun için en büyük bir kayıptır. Çünkü bir Müslüman kendi aleyhine bile olsa, babasının, anasının, yakın akrabalarının, kavminin, kabilesinin zararına bile çıksa verdiği hükümlerinde doğruluktan, haktan, adâletten ayrılmaması gerekmektedir. Önceki âyetlerde demeye çalışmıştım, bir Müslüman karşısındaki bir yahudi bile olsa, bir hıristiyan, bir dinsiz, bir ateist bile olsa vereceği hükmünde haktan ayrılmaması gerekiyor. Ama bakın ki Müslüman olduğunu, Allah ve Resûlüne itaat ettiğini söyleyen bir adam ve onun kavmi işlediği hırsızlık suçunu o suçla ilgisi olmayan suçsuz bir yahudi’nin üzerine atarak, ırkçılık zihniye-tiyle peygambere yanlış beyanlarda bulunarak peygamberi yanıltma ve suçsuz birisinin suçluluğuna hükmetmesine sebep olmaya çalı-şıyorlardı.