122. “İnanıp yararlı işler yapanları, Allah'ın gerçek bir sözü olarak, içinde temelli ve ebedî kalacakları, içinde ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?” İman edip salih ameller işleyenlere gelince, şeytana ve şeytan yollarına muhalefet ederek, Allah’a iman eden, Allah’tan gelen hayat programına iman eden ve bu imanlarını da salih amellerle hayatlarında görüntüleyen, hayatlarını imanlarıyla düzenleyen, iman kaynaklı bir hayat yaşayan mü’minlere gelince biz onları zeminlerinden süt ırmakları, bal ırmakları, su ve şarap ırmakları akıp giden cennetlere koyacağız ve üstelik de hiçbir zaman kaybetmemek üzere ebediyen onlar orada yaşayıp gideceklerdir. Ebediyen cenneti kuşanacaklar, hiç zeval bulmayacak nîmetleri kucaklayacaklardır onlar. Evet işte Allah’ın vaâdettikleri ve işte şeytanın vaâdettikleri. İşte Allah’a kulluğun neticesi ve işte şeytana kulluğun sonucu. Şeytan vaadediyor, vaadinde durmuyor, vaadinde yalancı çıkıyor, Allah vaa-dediyor vaadinde sâdık çıkıyor. Allah’ın va’dinin sonunda cennet, şeytanın vaadinin neticesinde cehennem çıkıyor. Buyurun hangi sonucu istiyorsanız o yolu seçin. Cenneti istiyorsanız Allah yolunu, Allah’a kulluk yolunu, cehennemi istiyorsanız şeytan yollarını tercih edin. Siz bilirsiniz, her ikisini de tercih sizin elinizdedir ve tercihinizin âkıbetine katlanmak zorunda kalacaksınız.