124. “Erkek veya kadın, mü'min olarak, kim yararlı işler işlerse, işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.” Ama kadın ve erkek kim olursa olsun mü’min olarak, Allah’a ve Allah’tan gelenlere Allah’ın istediği biçimde iman etmiş olarak salih amel işlerse, yâni imanını sadece iddia planında bırakmayarak salih amellerle ispat ederse, iman kaynaklı bir hayat yaşarsa, fıtratına yaraşır amellere yönelir Allah’ın istediği hayatı yaşarsa işte onlar cennete girecekler ve kıl kadar kendilerine bir haksızlık yapılmayacaktır. Kıl kadar bile olsa yaptıkları boşa gitmeyecek, kendilerine asla zulmedilmeyecektir. İşte Allah’ın değerlendirmesi. Az evvel ehl-i kitabın değerlen-dirmesinden söz edilmişti. Onların değerlendirmeleri, değer yargıları kuruntudan, boş hayalden başka bir şey değildir. Bakın cennetin sahibinin değerlendirmesine göre ister kadın olsun, ister erkek, değil mi ki bir kişi Müslüman, değil mi ki bir kişi imanından kaynaklanan salih ameller işliyor ve Allah’ın gösterdiği bir hayatı yaşıyor, Rasulullah’ın örneklediği bir hayatı yaşıyor o mutlaka cennete gidecektir. Ona en ufak bir haksızlık yapılmayacaktır. İşte kadına hak vermek budur, işte erkeğe hak vermek budur. Kadını ve erkeği Allah’a Allah’ın istediği imandan, Allah’a Allah’ın istediği kulluktan, Allah’ın istediği hayattan uzaklaştırdınız mı, cennet yolundan koparıp cehenneme abone yaptınız mı onlara hak vermiş değil, en meşru haklarını ellerinden almış ve onara hayatta en büyük zulmü işlemiş olursunuz. Öyle değil mi? Onları ebedî cehenneme gönderdikten sonra ne hak vereceksiniz de dünyada?