143. “Ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.” Bir orada, bir buradadır onlar. Bazen mü’min görünürler, bazen da kâfir. Peygamberim, bunlar imanla küfür arasında tıpkı bir sarkaç gibi gelgit halindedirler. İmanla küfür arasında kararsız, dalgaya kapılmış bir sandal gibi şaşkın aşkın gidip gelmektedirler. Bir bakarsınız namaz kılan bir mü’min, bir de bakarsınız ki İslâm’ın hükümlerini reddeden bir kâfir. Ne onlardandır, ne de sendendir bunlar. Ne kâfirlere mâl olurlar, ne de mü’minlere. Ne Kiliseye, ne Havraya, ne de ca-miye yararlar. İkisi arasında bocalar dururlar. Çünkü bunlar kendi seçenekleriyle, özgür iradeleriyle münâfıklığı tercih ettiklerinden Allah da onların kendileri hakkındaki bu tercihlerini onaylamıştır ve artık Allah’ın şaşırtıp saptırdığına da bir yol bulamazsın. Hiç kimse Allah’ın saptırdığını hidâyet edemez. Öyleyse ey Müslümanlar: