Nisâ Suresine Dön

Nisâالنساء

156. Ayet

156Nisâ Suresi

وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظ۪يمًاۙ

Küfürleri ve Meryem hakkındaki büyük iftiraları nedeniyle de (onları cezalandırdık).

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

156- “Bu, bir de inkârlarından Meryem'e büyük bir iftirada bu­lunmalarından ötürü.” İsrail oğullarının Müslümanlıktan vazgeçip, İslâm’dan çıkıp, küfrü ve şirki seçip sapmalarından sonraki, yahudileşmelerinden son­raki durumlarını anlatan âyetler devam ediyor. Yakub (a.s) un oğulla­rından Yusuf (a.s) döneminde Mısır’a yerleşip egemen olan İsrail oğulları Yusuf (a.s) un vefatından sonra Mısır’da egemenliklerini kay­bedip Firavun oğullarının köleliği altında bir hayata mahkum olurlar. Sonra Allah tarafından kendilerini Firavun’un zulmünden kurtarmak üzere gönderilen Mûsâ (a.s) ve Harun (a.s) lar döneminde Allah’ın yardımıyla Firavun oğullarının zulmünden kurtulurlar. O dönemde Al­lah’ın yardımıyla Kudüs’ü fethedip çok şerefli bir hayatın sahibi olur­lar. Sonra tekrar kötü bir duruma düşen İsrail oğulları daha sonra Dâvûd (a.s) döneminde Talut’un Calut’u öldürmesiyle ata yurdu olan, İbrahim (a.s)’ın yurdu olan o mukaddes topraklara yeniden hakim olurlar. Dünya mülk ve saltanatına sahip olarak yeryüzünde çok şe­refli Müslümanca bir hayat yaşarlar. Ama görüyoruz ki İsrail oğulları her yükselişten sonra bir çöküşle, her Müslümanlaşmadan sonra bir sapışla karşı karşıya gelmektedirler. Allah’ın yeryüzünde kendilerine şeref bahşedip seçkin kullar kılmasına rağmen, kendilerine sayılama­yacak kadar büyük nîmetler lütfetmesine rağmen bu adamlar Süley­man (a.s) dan sonra gerçekten yoldan çıkarak bozguncu bir tavır ser­gilemeye başlarlar. Allah’ın kendilerine gönderdiği Tevrat’ı bir tarafa bırakarak, peygamberlerinin yolunu bir kenara bırakarak, Allah’ın kendilerinden istediği kulluk yolundan çıkarak, kendilerince tahrif et­tikleri bir kitabın, kendilerince oluşturdukları bir dinin mensubu olurlar. Kulluktan çıkıp yahudileşme sürecine girdikleri bu dönem içinde Allah’ın kendilerine gönderdiği elçilerinden kimilerini yalanlar­lar, kimilerini de öldürürler. Böylece sapmanın doruk noktasına ula­şırlar. Nihâyet kendilerine peygamber olarak gönderilen Yahya ve Zekeriyya (a.s) lar dönemine gelirler. Sapıklığın, küfrün, şirkin, mater­yalizmin zirvesinde bir hayat yaşayan İsrail oğulları Allah’ın bu elçile­rine de ha-yat hakkı tanımayarak onları da öldürürler. Ve nihâyet tü­müyle yahu-dileşen, tümüyle İslâm’dan ayrılan bu adamlara Rabbimiz son bir elçi daha gönderir. Kendi içlerinden Meryem oğlu Îsâ’yı son elçiyi müjdelemek, son elçiye iman etmeleri konusunda onlardan ahid almak üzere onlara onların son elçisi olan Îsâ (a.s)’ı gönderir Rabbimiz. İşte bu âyetinde buyurur ki Rabbimiz: Onların küfürleri ve Meryem üzerine söyledikleri o büyük ifti­rala­rından ötürü ve: