156- “Bu, bir de inkârlarından Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ötürü.” İsrail oğullarının Müslümanlıktan vazgeçip, İslâm’dan çıkıp, küfrü ve şirki seçip sapmalarından sonraki, yahudileşmelerinden sonraki durumlarını anlatan âyetler devam ediyor. Yakub (a.s) un oğullarından Yusuf (a.s) döneminde Mısır’a yerleşip egemen olan İsrail oğulları Yusuf (a.s) un vefatından sonra Mısır’da egemenliklerini kaybedip Firavun oğullarının köleliği altında bir hayata mahkum olurlar. Sonra Allah tarafından kendilerini Firavun’un zulmünden kurtarmak üzere gönderilen Mûsâ (a.s) ve Harun (a.s) lar döneminde Allah’ın yardımıyla Firavun oğullarının zulmünden kurtulurlar. O dönemde Allah’ın yardımıyla Kudüs’ü fethedip çok şerefli bir hayatın sahibi olurlar. Sonra tekrar kötü bir duruma düşen İsrail oğulları daha sonra Dâvûd (a.s) döneminde Talut’un Calut’u öldürmesiyle ata yurdu olan, İbrahim (a.s)’ın yurdu olan o mukaddes topraklara yeniden hakim olurlar. Dünya mülk ve saltanatına sahip olarak yeryüzünde çok şerefli Müslümanca bir hayat yaşarlar. Ama görüyoruz ki İsrail oğulları her yükselişten sonra bir çöküşle, her Müslümanlaşmadan sonra bir sapışla karşı karşıya gelmektedirler. Allah’ın yeryüzünde kendilerine şeref bahşedip seçkin kullar kılmasına rağmen, kendilerine sayılamayacak kadar büyük nîmetler lütfetmesine rağmen bu adamlar Süleyman (a.s) dan sonra gerçekten yoldan çıkarak bozguncu bir tavır sergilemeye başlarlar. Allah’ın kendilerine gönderdiği Tevrat’ı bir tarafa bırakarak, peygamberlerinin yolunu bir kenara bırakarak, Allah’ın kendilerinden istediği kulluk yolundan çıkarak, kendilerince tahrif ettikleri bir kitabın, kendilerince oluşturdukları bir dinin mensubu olurlar. Kulluktan çıkıp yahudileşme sürecine girdikleri bu dönem içinde Allah’ın kendilerine gönderdiği elçilerinden kimilerini yalanlarlar, kimilerini de öldürürler. Böylece sapmanın doruk noktasına ulaşırlar. Nihâyet kendilerine peygamber olarak gönderilen Yahya ve Zekeriyya (a.s) lar dönemine gelirler. Sapıklığın, küfrün, şirkin, materyalizmin zirvesinde bir hayat yaşayan İsrail oğulları Allah’ın bu elçilerine de ha-yat hakkı tanımayarak onları da öldürürler. Ve nihâyet tümüyle yahu-dileşen, tümüyle İslâm’dan ayrılan bu adamlara Rabbimiz son bir elçi daha gönderir. Kendi içlerinden Meryem oğlu Îsâ’yı son elçiyi müjdelemek, son elçiye iman etmeleri konusunda onlardan ahid almak üzere onlara onların son elçisi olan Îsâ (a.s)’ı gönderir Rabbimiz. İşte bu âyetinde buyurur ki Rabbimiz: Onların küfürleri ve Meryem üzerine söyledikleri o büyük iftiralarından ötürü ve: