170. “Ey İnsanlar! Peygamber Rabbinizden size gerçekle geldi, inanın, bu sizin hayrınızadır. İnkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Allah bilendir, hakimdir.” Ey insanlar! Muhakkak ki size Rabbinizden hakla bir elçi geldi. Hak olan Rabbinizden hak bir yasayla hak bir peygamber geldi. Hak kelimesi kitabımızda çok geçer. Rabbimiz hak, kitabı hak, peygamberi hak, yasaları hak, sistemi hak, yolu hak, cenneti hak, cehennemi hak, Sırat hak, terazi hak, Mizan hak, hepsi haktır. "Haktan başka sadece dalâlet vardır." (Yunus: 32) Eğer hakkı Allah’ın gönderdiklerinin dışında görürseniz, Allah’ın vahyinin ötesinde, Allah’ın hak olarak gönderdiği elçisinin berisinde hak peşine düşerseniz, problemlerinizin çözümünü bu kitabın ve bu elçinin sünnetinin dışında başka yerlerde ararsanız mutlaka bâtıla düşmek zorunda kalacaksınız. Ey insanlar! Ey Müslümanıyla, kâfiriyle, yahudisiyle, hıristiya-nıyla, Mecusisiyle, ateistiyle, beyazıyla, siyahıyla, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ihtiyarıyla ey tüm insan cinsi! Size Hak olan Rabbinizden hakla bir elçi geldi. Eğer Rabbinizin gönderdiği bu elçiye iman ederseniz bilesiniz ki bu sizin hayrınızadır. Çünkü bilesiniz ki sizin hakkınızda yalnız Allah’ın indirdiği haktır. Yalnız Allah’ın gönderdiği hayırdır, hayırlıdır. Ona muhalefet eden her şey bâtıldır ve sapıklıktır. Tüm insanlık bir şey üzerinde toplanıp bu haktır deseler de şâyet o Allah’ın indirdiğine ters düşüyorsa o bâtıldır. Evet Allah’ın indirdiğinin dışında hak yoktur, hayır yoktur. Allah’ın indirdiğinin dışında hüküm de yoktur. Elhamdülillah ki hak da bellidir, hayır bellidir, hayır yolu belli ve açıktır. Allah’ın elçisi son derece berrak bir şekilde ortadadır. Elverir ki sizler bu size gönderilen elçinin sünnetine müracaat ederek bir hayat yaşarsanız hayra ulaşmış olursunuz. Bu hak hüküm, bu hak peygamber ortaya konulmadıkça insanlar arasındaki ihtilafların bitmesine de imkân ve ihtimal yoktur. Allah’ın hak olarak indirdikleriyle hükmetmedikçe de yeryüzünde asla salah da olmayacaktır. Yeryüzünde sulh ve sükun asla gerçekleşmeyecektir. İhtilafları çözecek bir tek yol, bir tek kaynak vardır. O da Allah’ın yeryüzünde ihtilafları çözmek üzere indirdiği kitap ve peygamberdir. Ama küfrederseniz, peygamberin sünnetini, peygamberin örnekliğini örter, örtbas ederseniz, peygamberi yok farz ederek bir hayat yaşamaya kalkarsanız bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ın kuludur. Allah’a en ufak bir zarar veremediğiniz gibi, O’nun sizin kulluğunuza da ihtiyacı yoktur. Gelin aklınızı başınıza alın diyor, Rabbimiz. Burada tüm insanlığa seslenen Rabbimiz bundan sonraki âyetinde de tarih içinde kendi dinlerini bozup, kitaplarını tahrif edip derbeder bir hayat yaşayıp giderlerken birdenbire hak bir dinle, hak bir peygamberle karşı karşıya kalan ve aynen önceki kitaplarına ve peygamberlerine yaptıklarının aynısını bu son elçiye ve onun kitabına da yapmaya soyunan, bu son dini de bozarak hak bir din olma özelliğinden çıkarmaya sa’y eden ehl-i kitaba sesleniyor: