27. “Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa girmenizi ister.” Rabbiniz sizin tevbe etmenizi, yoluna girmenizi isterken beri tarafta şehvetlerine yanlar, şehvetlerinin peşinde Allah’a kulluktan çıkan şehvetperestler, kendi şehvetlerini, kendi hevâ ve heveslerini Allah dini yerine, Allah yasaları yerine ikâme etmeye çalışanlar, yahudi ve hıristiyanlar, müşrik ve münâfıklar, dinsizler, zinacılar, Allah yasalarını beğenmeyenler işte bu âyetleriyle Rabbinizin size beyan buyurduğu gerek mîras yasalarını, gerek evlenme yasalarını reddederek tıpkı kendileri gibi sizin de Allah yolundan uzaklaşmanızı, büyük bir sapıklığa düşmenizi, kâfir olmanızı isterler. Unutmayın ki yeryüzünde kâfirler sizi kâfir yapana kadar uğraşacaklardır. Kâfirin yeryüzünde bir tek derdi var. O da ne yapıp, yapıp sizi kâfirleştirmektir. Sizi adâletten, Allah’a kulluktan uzaklaştırıp dalâlete, zulme ve sapıklığa düşürmektir. Allah’ın arzusu sizin Müslüman olmanız, günahlarınızdan tev-be edip Rabbinize dönmeniz, Rabbinizin istediği biçimde evlenerek cinsel arzularınızı tatmin etmeniz, Allah’ın istediği bir şekilde hayat yaşayarak cennete gitmenizdir. Allah sizin için bundan yanadır. Sizin için bunu dilemektedir. Ama şehvetlerine tabi olanlar ise Allah yasalarını kaldırıp yerine ikâme etmeye çalıştıkları yasalarıyla sizi saptırmak isterler. Allah ne güzel yasa koyuyor. 18-20 yaşlarında evlenmek ne güzel bir nîmettir. İstedikleri bir çağda yeme içme ihtiyaçlarını temin ettikleri gibi aynı kolaylıkta cinsel ihtiyaçlarını da temin etmeleri ne güzel bir yol. Ama düşünün 25-30 yaşlarına geldikleri halde Allah’ın belirlediği biçimde evlenmeyerek sapık yollarla bu arzularını tatmin eden ve kulluktan çıkan insanların durumları ne kadar da acı değil mi? Çünkü nikâhsız bir hayat insanları cehenneme sürükler. Dünyada da cehennemi bir hayat, âhirette de cehennemi bir hayat bu insanları beklemektedir. Allah yolunu, Allah yasalarını bırakıp ta iblisin yasalarına teslim olanların durumu budur.