Nisâ Suresine Dön

Nisâالنساء

49. Ayet

49Nisâ Suresi

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُزَكُّونَ اَنْفُسَهُمْۜ بَلِ اللّٰهُ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَت۪يلًا

Nefislerini temize çıkaranları görmedin mi? (Hayır, öyle değil!) Bilakis, Allah dilediğini temize çıkarır. Ve onlar kıl kadar da olsa zulme uğramazlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

49. “Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Al­lah dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar haksızlık yapmaz.” Peygamberim! Şu kendilerini tezkiye edip temize çıkaranları görmedin mi? Hem Allah’a iftira edip, Allah’ın istemediği bir hayatı ya­şayıp, Allah’ın kitabından peygamberinin örnekliğinden habersiz bir hayat yaşayıp hem de kendilerini biz şu anda Allah’ın istediği hayatı yaşıyoruz, bizler Allah’ın sevgili kullarıyız, bizler cennetin ta ortasına lâyık kimseleriz diyerek tezkiye edenleri görmedin mi? Biz kitap ehliyiz, bizim kitabımız var, bizim Tevrat’ımız, bizim İn­cilimiz, bizim Kur’an’ımız var diyerek kendilerini temize çıkardıkları halde, biz kitapsız değiliz dedikleri halde kitaplarıyla uzaktan ve ya­kından hiçbir ilgileri olmayan insanları görmedin mi? Aman kendimizi temize çıkarmadan yana, tezkiye etmeden yana, durumumuzdan mutmain olmadan yana olmayalım. Kendimize güvenmeden yana olmayalım. Ben şu yaptığım konuşmalarımla, siz­ler haftada bir kere gelip beni dinlemelerinizle veya infaklarınızla, ik­ramlarınızla, berikiler cemaatlarıyla, ötekiler hocalarıyla, hacılarıyla kesin cennete gideceğimizi iddia ederek kendi kendimizi tezkiyeden yana olmayalım. İşte bilelim ki bizim bu mutmain halimiz değişimin önündeki en büyük engeldir. Bizim değişimimizin önündeki en büyük engel budur. Yahudi’nin değişiminin önündeki en büyük engel buydu çünkü. Onlar bu inançlarından dolayı değişmeye gerek görmediler. Mutmaindiler çünkü bu konuda. O halleriyle cennete girecek olan bu insanlar, İslâm’ı kabule gerek görmediler. İşte bakın bu mutmain ve değişime gerek duymayan, deği­şi-me razı olmayan, statik ve durağan hayatlarını, geleneklerini devam ettirmeden yana olan bu insanları reddediyor Allah. Öyleyse şunu ke­sinlikle kabul etmek zorundayız ki hiçbirimiz kendi durumumuzdan mutmain olmamalıyız. Hiçbirimiz kendi kendimizi tezkiyeden yana ol­mamalıyız. Hiç birimiz statükodan yana olmamalıyız. Çünkü bu deği­şimin önüne dikilmiş en büyük engeldir. Ben iyiyim! Biz iyiyiz! Putu bilelim ki değişmenin önüne dikilmiş en büyük engeldir. Çünkü bugün hiçbirimizin, hiçbir grubun, hiçbir ailenin, hiçbir cemaatın elinde cen­netlik olduklarına dair bir senet bir garanti yoktur. İşte âyetler bunu anlatıyor. Hiçbir kimsenin ölünceye kadar da nasıl bir çizgi takip ede­ceğine dair elinde bir garanti olmadığına göre öyleyse kendimizi ga­ranti cennetlik görmeyelim, halimize mutmain olmayarak sürekli Al­lah’ın kitabı ve Resûlünün sünneti ışığında hayatımızı sağlamaya ala­lım inşallah. Hiçbir zaman unutmayalım ki tezkiye Allah’a aittir. Allah’a karşı kendi kendimizi tezkiye etmeye cüret etmediğimiz gibi başkalarını da tezkiye etmeye hakkımızın olmadığını bilelim. Buhârî ve Müslim’in bu konuda Rasulullah Efendimizden rivâyet ettikleri hadisler çoktur. Bir hadislerinde Allah’ın Resûlü: “Bir kimseyi tezkiye edip cennetlik olduğunu söyle­yen kişinin yüzüne toprak atın.” Buyurur. Yine bir defasında bir kişinin bir kişiyi övüp tezkiye ettiğini gördü de Allah’ın Resûlü ona şöyle buyurdu: “Yazık sana! Bu yaptığınla kardeşinin boynunu ko­pardın.” Buyurdu ve sözlerine şunları ekledi: “Herhangi biriniz birini övecekse bari böyle oldu­ğunu zannediyorum desin ve Allah’a karşı hiç kimseyi tez­kiye etmesin.” Buyurdu. Tezkiye Allah’a aittir. Allah dilediğini temizler, temize çıkarır. Hiç kimse ben Müslümanım, ben cennetliğim diyerek kendi kendini temize çıkarma hakkına sahip değildir. Hiçbir yahudi ben Mûsâ (a.s) nın yolundayım diyerek, hiçbir hıristiyan ben Îsâ (a.s)’ın izindeyim diyerek, hiçbir Müslüman da ben Hz. Muhammed (a.s) in yolunu ta­kip ediyorum diyerek kendisini tezkiye etmeye yetkili değildir. Bu yetki sa-dece Allah’a aittir. Allah kimin için temizdir demişse o temizdir, ki­min için murdardır demişse o murdardır. Allah’ın kitabında temiz de­dikleri Allah’a Allah’ın istediği biçimde ve peygamber örnekliliğinde iman etmiş Müslümanlardır. Değilse Allah’ın kıstaslarına uymadan bir kişi ben Müslümanım demekle kendisini demize çıkarma hakkına sa­hip değildir. Kur’an’ın öngördüğü, Rasulullah Efendimizin örneklediği şekilde yaşayanlar ancak temizdirler. Allah’ın istemediği bir hayatı ya­şayanlara Allah necis demişse, pis demişse onlar istedikleri kadar kendilerini tezkiye etmeye çalışsınlar onlar pistirler. Allah dilediği kimseyi temizler ve Allah hiç kimseye hurma çekir­değindeki iplik kadar zulmetmez, haksızlığa uğratmaz. Zerre ka­dar işlediği bir amelini bile zayi edip karşılıksız bırakmaz.