54. “Yoksa Allah’ın bol nîmetlerinden verdiği kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa İbrahim ailesine kitap ve hikmet verdik. Onlara büyük hükümranlık bahşettik.” Yoksa onlar Allah’ın lütfundan verdiği şeyler konusunda in-sanları kıskanıyorlar mı? Allah’ın Muhammed (a.s)’a peygamberlik vermesini, Müslümanlara bu sayede nimetlerini ulaştırmasını kıskanıyorlar mı? Allah’ın Müslümanları izzet ve şerefe ulaştırmasını kıska-nıyorlar mı? Yoksa onlara mı soracaktı Allah nîmetini kime vereceği-ni? Onların keyiflerine mi kalmıştı bu iş? Kendi sapıklıkları sebebiyle peygamberlik ellerinden alındı da İsmail oğullarına verildi diye kıskançlıklarından onu reddetmeye mi kalkışıyorlar? Bu yüzden mi Müslümanlara düşman kesilerek kâfirlerle, müşriklerle beraber hareket et-meye çalışıyorlar bu adamlar? Halbuki İbrahim’in soyundan olan atalarınıza biz peygamberlik verdik, onlara kitaplar indirdik, onlardan Dâvûd ve Süleyman (a.s) la-ra peygamberlikle birlikte büyük bir mülk ve saltanat verdik. O halde niye önceki peygamberleri kabul ediyorsunuz da son elçiyi reddediyorsunuz? Neden Allah’ın nîmetini lütfettiği diğer elçileri değil de sadece Muhammed (a.s)’ı kıskanıyorsunuz? Ey Allah’ın tarih içinde ken-dilerine sayısız nîmetler lütfettiği ehl-i kitap! Sizler şunu çok iyi bilmek zorundasınız ki Allah biz İbrahim (a.s) in ailesine çok büyük nîmetler verdik derken hem az evvel de ifade ettiğim gibi, önceki dönemlerde İbrahim ailesinden İshak ve Yâkub’un oğulları olan İsrail oğullarına verdiği nîmetlerini gündeme getiriyor, hem de İbrahim (a.s) in İsmail isimli oğlunun torunlarından olan son elçiye, Muhammed (a.s)’a verilen kitap ve peygamberlik nîmetleri gündeme getiriliyor. Unutmayın ki bizim peygamberlerimiz dediğiniz İshak (a.s) Yâkub (a.s) ne kadar İbrahim (a.s)’a yakınsa İsmail (a.s) da o kadar yakındır. İshak (a.s) ve Yâkub (a.s) ne kadar İbrahim (a.s) in yolundaysa İsmail (a.s) da o kadar Onun yolundadır. Mûsâ, Harun, Dâvûd, Yahya, Zekeriyya ve Îsâ (a.s) lar ne kadar İbrahim (a.s) in yolundalarsa Muhammed (a.s) da o kadar İbrahim (a.s) in yolundadır. Bu son elçiye iman etmedikleri sürece bu İsrâil oğullarının, bu yahudi ve hıristiyanların önceki peygamberlere iman ediyoruz demelerinin hiçbir mânâsı kalmayacaktır. Çünkü önceki her bir peygamber kendi döneminde onlardan son elçiye iman etmeleri konusunda ahit almıştır. Bu ahitlerini yerine getirmeyenler asla mü’min değillerdir. Ama gelin görün ki: