71. “Ey İnananlar! İhtiyatlı davranın bölük bölük veya hep birden savaşa gidin.” Ey iman edenler! Haydi imanlarınızı yaşayabileceğiniz, imanlarınızı hayatınızda görüntüleyebileceğiniz, iman kaynaklı yaşayabile-ceğiniz bir hayat ortamı oluşturmak üzere savaş hazırlıklarınızı yapın, İslâm düşmanlarına karşı, düşmanlarınıza karşı, Allah’ın bilip sizin de bildiğiniz, Allah’ın bilip sizin bilmediğiniz düşmanlara karşı tedbirlerinizi alarak bölük bölük savaşa çıkın. Ya da topluca savaşa çıkın. Allah ve Resûlüne itaatten sonra burada bir savaş emri geli-yor. Bu konulardan sonra böyle bir emrin gelişi Medineli yeni huzura kavuşmuş, yeni bir vatan elde edip rahat bir şekilde yaşamaya baş-lamış Müslümanların hayat tarzlarına yepyeni bir değerlendirme, bir hedef seçimi getiriyordu. Artık Mekke’nin sıkıntılı dönemleri bitmiş, işkenceler geride kalmış, devletlerini kurarak toplumsal problemlerini halletmiş, başlarındaki peygamberin riyasetinde huzur içinde bir hayata kavuşmuş Müslümanlara işte tam böyle yaşayacakları bir ortam-da böyle bir savaş emri geliyordu. Ey Müslümanlar tedbirlerinizi alın ve bölük bölük, ya da topluca savaşa çıkın. Savaş için tedbir alınacak, hazırlık yapılacak. Savaş için tedbir güzel şeydir, ama savaşan için güzeldir. Savaşmayan kimsenin tedbir alması abdest alıp da namaz kılmayan kimsenin durumu gibidir. Şu anda tedbir aldıklarını söyleyen Müslümanlar sırtlarında zırhlarıyla ya-tağa giren kimselerin durumuna benzer. Hiçbir şey yaptıkları yok ama tedbiri elden bırakmadıklarını söylüyorlar. Elli tane de zırh giyse bile böyle hiçbir şey yapmayan bir kimse o tedbir almış sayılmayacaktır. Resûl-i Ekrem Efendimiz Uhud’a giderken üst üste iki tane zırh giymiştir, ama unutmayalım ki Uhud’a giderken giymiştir.