86. “Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha iyisiyle selâm verin veya ayniyle mukabele edin. Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.” Bir selâmla selâmlandığınızda, size bir Müslüman kardeşiniz tarafından bir selâm verildiğinde siz ondan daha güzeliyle selâm verin ya da aynıyla karşılık verin. Selâma ondan daha güzeliyle mukabele-de bulunun. Nasıl? Meselâ karşılaştığınız bir kardeşiniz size: “Esse-lâmu aleyküm” mü dedi? Siz:“Ve aleyküm selâm ve rahme-tullah” diyerek. Karşınızdaki:“Esselâmu aleyküm ve rahme-tullah” mı dedi? Siz:“Ve aleyküm selâm ve rahmetullahi ve berakatuhu” diyerek daha güzeliyle, daha ziyâdesiyle, veya “Es-selâmu aleyküm” diyene aynıyla “Ve aleykümüsselâm” Diyerek ya ondan daha hayırlısıyla ya da onun dediği gibi karşılık verin. Selâm sizin üzerinize olsun deyin, selâmla birbirinize dua edin, birbirinize hayır temennisinde bulunun. Birbirinize dar’us selâm temennisinde bulunun. Birbirinize daru’s delâm, selâmet yurdu olan cenneti dileyin. Böylece birbirinize cenneti hatırlatarak birbirinizi cennet yolunda tutmaya, birbirinizi cennette ulaştırmaya çalışın. Birbirinize barış ve esenlik dileyin. Selâm ismiyle müsemma olan Allah’ın esenliği, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun diye kardeşlerinize dua ve temennilerde bulunun. Ve unutmayın ki: Allah her şeyin hesabını tutandır. Allah her şeyin hesabını tam yapandır, güzel yapandır. Ve hesap görücü olarak, hesaba çekici olarak da Allah yeter. Burada mü’minler arasında bir selâm teşvikinin gündeme geldiğini görüyoruz. Selâmın gündeme getirilmesi bir taraftan Allah’ın bu selâm isminin toplumda yayılması, İslâm topumunda Allah egemen-liğinde bir hayatın gerçekleştirilmesi, hayatın her alanında Allah’ın söz sahibi olması gerçeğini ortaya koymaktır. Bu selâmla mü’minler birbirlerine bunu hatırlatacaklar, bunu teşvik edecekler, buna şefaat ve delâlette bulunacaklar. Düşünebiliyor musunuz? İnsanlar aile hayatlarında, evlerine girerlerken, çıkarlarken, sosyal hayatlarında, ekonomik hayatlarında birbirleriyle karşılaşıp ticari ilişkilere girerlerken, evlenirlerken, boşanırlarken, otururlarken, yatarlarken, savaşırlarken, barışırlarken birbirlerine selâm vermeleri, birbirlerine şu telkini sunmalarıdır: Kardeşim, tüm işlerimizde, tüm ilişkilerimizde, tüm yaşantımızda, tüm hayatımızda Allah bize bereket versin, Allah bize başarı versin, aman Allah’ı unutmadan, Allah’ın tevfikini, selâmını, selâmetliğini, yar-dımını, bereketini unutmadan yaşayalım. Zira Allah’ın yardım ve bereketi olmadan hiç bir şeyi başarmamız mümkün değildir. Aman hepimiz, sen ben ve tüm toplum öyle bir hayat yaşaya-lım ki bu hayat ailemize bereket getirsin, toplumumuza rahmet ve bereket getirsin, ekonomimize rahmet ve bereket getirsin, dünyaya sulh, selâmet, bereket ve rahmet getirsin de hepimizi öteler âleminde dar’-us selâma, selâmet yurdu olan cennete ulaştırsın diye birbirimize dua edeceğiz. Veya bir başka mânâsıyla selâm İslâm demektir. Öyleyse toplumda birbirimize İslâm’ı tavsiye edeceğiz. Allah’ın Resûlünün toplumda selâmı ifşa edip yayın emri de bu anlamadır. Karşımızdakine İslâm’ı ve teslimiyeti tavsiye edeceğiz. Teslim ol Allah’ın emirlerine diyeceğiz. Aramızdaki ilişkileri İslâm’la, Allah’a teslimiyetle çözelim, ilişkimiz Allah’a teslimiyet esasına dayanmalıdır diyeceğiz.