21-22. “Nuh: “Rabbim! Doğrusu bunlar bana baş kaldırdılar ve malı, çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular; birbirinden büyük düzenler kurdular” dedi.” Allah’ın elçisi döndü, kavminin durumunu Allah’a anlatmaya başladı. Konuyu en bilene, istişare edilecek olan Allah’a havale ederek, Allah’a şikâyet ederek diyordu ki: “Ya Rabbi görüyorsun ki ben yol gösterdim, hakkı anlattım, hidâyete işaret ettim, ama beni dinlemediler, benim uyarılarıma kulak vermediler, benim kendilerine sunduğum hidâyetle ilgilenmediler, bana isyan ettiler” diye kavminin durumunu Allah’a arzediyor. “Ya Rabbi şu benim kavmim Benim tarifime uymazken, benim yol gösterime değer vermezlerken, malı-mülkü kendisine kayıp sağlayana, kaybettirene uydular. Beni dinlemediler de onu dinlediler. Bana kulak vermediler de ona kulak verdiler, benimle, benim getirdiğim mesajla ilgilenmediler de onunkiyle ilgilendiler. Bana uymadılar, beni dinlemediler ama ne acıdır ki, bir de gittiler oğluyla kızıyla kendisinde hiç hayır olmayana uydular, onu dinlediler, onun hayat programını sahiplendiler, onun yasalarını uyguladılar. Kılık-kıyafet konusunda beni dinlemediler de modayı dinlediler. Hayat, hayat programı, hukuk, eğitim, ekonomik ve siyasal yapılanma konularında beni değil de başkalarını dinlediler. Zulümlerinden korktukları için tâğutlarınkini uyguladılar.” “Tuzaklar kurdular onlar. Yani boylarını aşan, kendilerine yakışmayan tuzaklar kurdular. Senin mesajının tesirini gönüllerden silebilmek, sana kulluğu unutturup insanları kendi yasalarına kul köle edebilmek için tuzaklar kurdular, hileler düşündüler. Vitrinleri, sokakları sana ve senin istediğin kulluğun aksine düzenleyerek tuzaklar kurdular. Kendilerine göre din kitapları yazarak, resmî bir din oluşturup “din budur” diye insanlara sunarak tuzaklar kurdular. Din eğitimini yasaklayarak, senin kullarının senin dinine ulaşma imkânlarını ellerinden alarak, sana ve senin dinine tuzaklar kurdular. Kendi âyetlerinin gündemde kalması adına senin âyetlerini toplumun gündeminden düşürdüler. Kendi yasalarının ikâmesi adına senin sistemine yasaklar koyarak tuzaklar kurdular. Senin arzında, senin mülkünde sana ve senin elçine hayat hakkı tanımayarak tuzaklar kurdular. Büyük imtihanı, büyük günün imtihanını unutturmak üzere dünyada kendilerince çeşitli imtihanlar düzenleyerek tuzaklar kurdular. Çocukların beyinlerini orada Kur’an ve sünnete yer kalmasın diye çok lüzumsuz bilgilerle doldurarak tuzaklar kurdular. Sana kulluğa zamanları kalmasın diye insanların hayatlarını eğlencelerle, kendi vahiyleriyle, kendi oluşturdukları gündemlerle doldurarak tuzaklar kurdular.”