Nûh Suresine Dön

Nûhنوح

26. Ayet

26Nûh Suresi

وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا

Nûh demişti ki: “Rabbim! Yeryüzünde yurt edinen tek bir kâfir dahi bırakma.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

26-27. “Nuh dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkârcı bırakma. Doğrusu sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve çok inkârcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler.” Allah’tan aldığı emri savsaklamamanın, işi oluruna bırakmamanın, görevi geçiştirmemenin sembolü olan, 950 yıl her türlü fırsatı değerlendirerek çevresindekileri uyarmaya çalışan, bıkmadan, usanmadan bu işi sürdüren Hz. Nuh, bakın en sonunda bunları söylüyor, işi Allah’a havale ediyor: “Ya Rabbi yeryüzünde bir tek kâfir bırakma! Yeryüzündeki tüm kâfirlerin kökünü kes ya Rabbi! Çünkü eğer yeryüzünde onlardan bir tek fert, bir tek aile bırakırsan onlar kâfirden başkasını doğurmazlar. Kâfirler, kâfir yetiştirirler. Kâfirler, kâfir doğururlar. Kâfirlerin eğitimi insanların kâfirleşmesini sağlar. Kâfirlerin egemen olduğu yerde ancak kâfir yetişir. Bunlara fırsat verirsen yeryüzünde kâfir yetiştirirler ya Rabbi, bu nedenle yeryüzündeki tüm kâfirleri yok et ya Rabbi!” diyordu. Peki 950 yıl uğraşan bir peygamber neden böyle diyordu acaba? Ne olmuştu? Neden ümidini yitirerek böyle demek zorunda kalmıştı? Nuh (a.s) onların artık yola gelmeyecekleri haberini Rabbinden aldıktan sonra söylüyordu bunları. Hûd sûresinde Rabbimiz artık onların kesinlikle iman etmeyeceklerini, kesinlikle adam olmayacaklarını haber verdikten sonra Hz. Nuh bunları söylüyordu. “Nuh’a, “Senin milletinden, inanmış olanlardan başkası inanmayacaktır. Onların yapa geldiklerine üzülme; nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır” diye Allah tarafından vahyo-lundu.” (Hûd:36) Artık kavminden o ana kadar iman edenlerin dışında hiç kimsenin iman etmeyecekleri haberi Allah tarafından kendisine verilene kadar Hz. Nuh sabırla dâvetine devam etti ama bu haber kendisine verildikten sonra bunu söylüyordu. Şu anda Allah bize bunu demediğine göre, bizler asla yılgınlık göstermeden, bu insanların helâkini istemeden anlatmaya devam etmek zorundayız.