Nûr Suresine Dön

Nûrالنور

34. Ayet

34Nûr Suresi
Mushafta Aç

وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ اٰيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ۟

Andolsun ki size, açıklayıcı/apaçık ayetleri, sizden öncekilerin örneklerini ve muttakilere de öğüt (olacak ayetleri) indirdik.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

34. “Andolsun ki, size apaçık âyetler, sizden önce geçenlerden misal ve sakınanlara öğüt indirdik.” Evet şu ana kadar çözüme kavuşturulan toplumsal problem-lerin bir değerlendirilmesi yapılıyor. Muhakkak ki Biz size apaçık âyetler ve deliller indirdik ve sizden öncekilerin hayatlarını anlatan âyetleri, onların haberlerini de anlattık ve muttakiler için, hayatlarını Al-lah için yaşamak isteyen kimseler için mevizalarımızı da ulaştırdık. Her insan ya kadındır, ya erkektir. Her insan beden ve ruh taşımaktadır. Her insanda iyilik ve kötülüğe, hayır ve şerre meyli vardır, bunlardan birisini seçme özgürlüğü vardır. Her insanın cennete ve cehenneme gitme hakkı vardır ve ortaktır. İşte geçmişi anlatan âyetler, geç-mişten verilen haberler bizi anlatan haberlerdir. Önceki toplumlar da aynı yasalarla mükellef tutulmuşlardır. Onların içinde Allah’ın ortaya koyduğu bu hayat programlarına, bu yasalara ters düşenlerin başlarına gelenler bugün bu yasalara karşı gelenlerin de başına gelecektir. Kim de muttaki davranır, bu âyetlere kulak verir, hayatını bu âyetlerle düzenlemeye çalışırsa tıpkı önceki toplumlarda olduğu gibi hem bu dünyada hem de âhirette kurtulanlardan olacaktır. Bundan sonraki âyetinde Rabbimiz yine bizi bir benzetmeyle karşı karşıya getirecek. Bizler de sürekli Rabbimize dua edeceğiz. Ya Rabbi ilmimizi artır. Ya Rabbi anlayışımızı artır. Ya Rabbi bizi senin âyetlerini, Senin misallerini, Senin teşbihlerini anlama gücüne ulaştır bizi diye dua ederek Rabbimizin bu âyetini anlamaya çalışacağız. Çünkü Rabbimiz Ankebût sûresinde şöyle buyuruyor: “Biz bu misalleri insanlara veriyoruz, onları ancak bilenler anlayabilir.” (Ankebût 43) Sahâbe-i Kiram efendilerimiz bu tür misallerle karşı karşıya kaldıkları zaman anlayamama korkusuyla tir tir titrerlermiş. İşte şu anda bizler de gerçekten zor anlayabileceğimiz, ama Rabbimizin bir âyeti olduğu için, bizi ilgilendiren bir âyet olduğu için mutlak anlamak zorunda olduğumuz bir misalle karşı karşıyayız. Çünkü Rabbimiz, Ben bunu size anlayasınız diye indirdim diyor, akıl sahipleri bunu anlar diyor. Elimizdeki bu kitabın âyetlerinin tamamını anlamakla mükellefiz. Düşüneceğiz, üzerinde akıl yoracağız, tefekkür edeceğiz, tezekkür edeceğiz, akıl edeceğiz çünkü bunları akıl edenler anlar diyor Rabbimiz. Tüm varlığımızı, aklımızı, fikrimizi, duyularımızı bu âyeti anlamaya teksif edeceğiz, araştıracağız, soruşturacağız, bilenlere gideceğiz. Elimizden gelem tüm imkânlarımızı seferber ettikten sonra da Rabbimize dua edeceğiz. Ya Rabbi bizim ilmimizi, Fehmimizi, anlayışımızı artır da Senin bu âyetlerini anlayalım diyeceğiz. Çünkü Rabbimiz bize yardım edip, aklımızı, fikrimizi, zihnimizi açmadığı sürece kendi kendimize anlama imkânımız da yoktur.