50. “Kalplerinde hastalık mı var, yoksa şüphelenmişler midir, yahut Allah'ın ve peygamberlerinin onlara haksızlık yapacağından mı korkmaktadırlar? Hayır; onlar sadece zalimdirler.” Yoksa bu adamların kalplerinde bir hastalık mı var? Bir nifak hastalığı mı var bu adamların kalplerinde? Yoksa şüphe içindeler mi? Yoksa Allah ve Resûlünden şüpheleniyorlar mı? Yoksa Allah ve Resûlünün yanlış hükümde bulunarak, hata ederek kendilerine haksızlık yapacaklarından mı endişeleniyorlar? Evet bir konuda hüküm vermeleri için Allah ve Resûlüne müracaat eden, Allah ve Resulünün verdiği hüküm kendi lehlerinde olduğu zaman buna evet diyen, ama hüküm aleyhlerinde tezahür ettiği zaman da yüz çeviren bu insanların ya kalplerinde bir nifak hastalığı var, ya Allah ve Resulünden şüphe ediyorlar, ya da Allah ve Resûlüne güvenleri yok. Allah ve Resûlünün yanlışlık yapacağını, taraf tutacağını, kendilerine haksızlık yapacağını zannediyorlar. Bilâkis onlar zalimlerdir. Bir kere Allah ve Resûlü asla haksızlık yapmaz, zulmetmez, hak kimden yanaysa ondan yana hükmeder. Yâni bilâkis onlar zalimlerdir buyruğuyla Rabbimiz şunu ortaya koyuyor: Onlar Allah ve Resûlünün asla bir yanlışlık, bir haksızlık yapmayacağını biliyorlar. Peygamberin vereceği hükmün yanlışlığından haksızlığından korkmuyorlar. Onlar bunu biliyorlar. Ama ken-dileri zalimdir onların. Kendileri zulmetmek istiyorlar. Kendileri dâvâ-laştığı kimselerin hakkını yemek istiyorlar. Bunu da Rasûlullah’ın hu-zurunda yapamayacaklarını bildikleri için peygamberin mahkemesine müracaat etmek istemiyorlar.