Nûr Suresine Dön

Nûrالنور

63. Ayet

63Nûr Suresi

لَا تَجْعَلُوا دُعَٓاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَٓاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًاۜ قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًاۚ فَلْيَحْذَرِ الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ عَنْ اَمْرِه۪ٓ اَنْ تُص۪يبَهُمْ فِتْنَةٌ اَوْ يُص۪يبَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Aranızda birbirinize seslendiğiniz gibi Resûl’e seslenmeyin. Allah, birbirinizin arkasına saklanarak (izin almadan) sıvışıp gidenleri bilir. O’nun emrine muhalefet edenler başlarına bir fitnenin ya da can yakıcı azabın gelmesinden sakınsınlar.

Dipnot

Bu ve öncesinde geçen ayetlerden iki önemli hakikati anlıyoruz:

a. Müminleri ilgilendiren toplu/cemaatsel faaliyetlerde izin almak önemlidir.

b. Resûl (sav), bir postacı değildir. Siyasi ve askerî faaliyetlerde dahi onun emirlerine muhalefet edenler tehdit edilmişlerdir. “Resûl’e itaat, Allah’a itaattir.” (4/Nisâ, 80) ilkesinin ve “Ona muhalefet edenler...” (24/Nûr, 63) tehdidinin sosyal ve cemaatsel olaylar için söylenmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir husus olup Resûl’ün (sav) konumunu göstermesi açısından önemlidir. Allah (cc) ona sadece okuduğu ayetlerde değil, her konuda itaat edilmesini ve ona muhalefetten kaçınılmasını istemiştir. (Ayrıca bk. 16/Nahl, 44)

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

63. “Peygamberin çağrısını, kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. Allah, içinizden sıvışıp gidenleri şüphesiz bilir. O'nun buyruğuna aykırı hareket edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya can yakıcı bir azaba uğramaktan sakınsınlar.” Resûlün dâvetini, Resûlün duasını, Resûlün çağrısını kendi aranızdakilerin duası, çağrısı gibi bellemeyin. Resûlün çağrısı alelade bir çağrıya benzemez. Ona mutlak sûrette itaat etmek, icabet etmek zorundasınız. Yâni gelirim de, gelmem de diyemezsiniz. Kabul ederim de etmem de diyemezsiniz. Resûlün bedduasından sakının. O beddua etti mi Allah hemen karşılığını verir. Rasûlullah’ın beddualarından bazılarını biliyoruz. Bir defasında Ebu Lehebin oğlu Uteybe’ye bedduada bulunmuştu Allah’ın Resûlü. Resul-i Ekremin iki kızı Rukiyye ve Ümmü Gülsüm Ebu Lehebin iki oğlundaydı. Ebu Leheb Rasûlullah efendimizin dünürüydü. Getirdiği tevhid dini yüzünden Rasûlullah efendimizle arası açılınca Ebu Leheb iki oğlunu çağırıp bu adamın kızlarını boşamadıkça, bu adamla ilgiyi kesmedikçe sizlere hakkımı helâl etmeyeceğim der. Utbe ve Uteybe de, Rasûlullah’ın kızlarını boşadılar ve boşarken de Rasûlullah efendimize hakaret ettiler. Bunun üzerine Allah’ın Resûlü gerçekten çok üzüldü ve Ut-be’ye bedduada bulundu: Allah’ım! Ona aç köpeklerden bir köpek mûsâllat et de onu paramparça parçalasın! buyurdu. Bunun üzerine çok geçmeden Uteybe Şam taraflarına ticaret için bir kervanın içinde gitti. Babası Ebu Leheb Rasûlullah’ın bedduasının gerçekleşeceğini kesin bildiği için endişelenip kervandakilere aman benim oğluma göz kulak olun diye tembih etmişse de Şam taraflarında bir aslan mûsâllat etti Rabbimiz ve onu parça parça edip gebertti. Evet Resûlün dâvetine, Resûlün bedduasına çok dikkat etmek zorundayız. Onu gücendirmemek zorundayız. Rasûlullah’ın dâvetine hemen icabet edeceğiz. Bizler babalarımızı, analarımızı, hocalarımızı, müdürlerimizi, amirlerimizi dinlesek de olur, dinlemesek de olur, çünkü onların Allah ve Resûlüne bağlı olup olmadıklarını düşünürüz. Ama Rasulullah’tan bir dâvet, bir çağrı söz konusu olduğu zaman onu dinleyelim mi? Dinlemeyelim mi? düşünülmesi bile doğru değildir. Allah ve Resûlünün dâvetine hemen hiç beklemeden icabet etmek zorundayız. Allah ve Resûlünün dediği gibi yaşarsak Allah ve Resûlü hayatın her tarafını kuşatmıştır. Muhakkak ki Allah sizden birbirinizi siper ederek kaçanları, sıvışıp gidenleri bilmektedir. Yâni Müslümanlar peygamberle oturup konuşurlarken berikiler hemen çaktırmadan, zuladan sıvışıp gidiyor, tüyüyor. Peygamberi diskalifiye ettiklerini, atlattıklarını zannediyor ahmaklar. Eh Allah görüyor ya. Yâni farz edin ki Müslümanların önemli bir problemi var ve biz sıvıştık, Müslümanları sattık ve kendimize göre işte sudan bahaneler bulduk. Müslümanları atlatsak bile Allah bilmiyor mu bizim bu yaptığımızı? Saklayabilir miyiz Allah’tan kendimizi? Öyleyse Allah’ın emrine aykırı davrananlar bu işledikleri suçlardan dolayı kendilerine bir fitnenin isabet etmesinden ve acı bir azabın kendilerine dokunmasından sakınsınlar. Akıllarını başlarına alsınlar diyor Rabbimiz. Onun için kimse peygamber görmüyor, Müslümanlar bilmiyor diye Rasûlullah’ı ve Müslümanları satmaya kalkışmasın. Evet Rasûlullah görmeyebilir, Rasûlullah’ın dikkatinden kaçabilirler, çünkü o da bir insandır. Müslümanlar da görmeyebilirler. Ama Allah, her an her yaptığımızı görmekte ve bilmektedir bunu hiçbir zaman unutmayalım.