Ra'd Suresine Dön

Ra'dالرعد

21. Ayet

21Ra'd Suresi

وَالَّذ۪ينَ يَصِلُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُٓوءَ الْحِسَابِۜ

Onlar ki Rabblerinin birleştirilmesini emrettiği (akrabalık, komşuluk, İslam kardeşliği gibi) bağları birleştirirler. (Rabblerini hakkıyla tanıdıklarından) Rabblerinden (saygıyla) korkar ve hesabın kötüsünden korkarlar.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

21. “Onlar, Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rabb’inden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.” Evet o mü’minler, o kitapla beraber olanlar Allah’ın birleştiril-mesini emrettiği şeyleri de birleştirirler. Allah neyle neyin arasını birleştirin diyorsa, neyle neyi birlikte düşünün, birlikte yapın buyuruyorsa mutlaka onu birleştirirler. Meselâ ailenin birleştirilmesini istiyorsa Rab-bimiz onu parçalamaz mü’minler. Aileyi bir bütün olarak anlarlar. Kadın, koca, baba, ana, büyük baba, büyük anne ve çocuklar, torunlar birlikte olsunlar, aralarındaki bağlar koparılmasın diyorsa Allah mü’-minler kendi aralarındaki sorumluluk ve görevlerini bilirler ve ona aynen Allah’ın istediği biçimde riâyet ederler. Aile içinde birlikteliğe azami ölçüde riâyet ederler. Veya komşular arası ilişkilerin güçlendirilmesini istiyorsa Rabbimiz, mü’minler Allah’ın bu emrine riâyet edip komşular arası ilişkilerin koparılmamasına azami dikkat gösterirler. Evet Allah’la ilişkilerine azami dikkat eden bu mü’minler Allah’ın birleştirilmesini istediği her konuya riâyet ederler. Meselâ kendilerini hiçbir zaman kitaptan ayrı düşünemezler, peygamberden ayrı düşünemezler. Kitap ve peygamberle bir an diyaloglarının kesilmesini varlıklarının ve müslümanlıklarının bitme sebebi bilirler. Yine onlar Rab’lerinden korkarlar ve kötü hesaptan da ürker-ler. Yâni o kitapla beraber olan, hayatlarını kitap kaynaklı yaşamaya çalışan mü’minler, vahyi kendilerine hareket noktası yapmış müslümanlar okudukları ve anladıkları kitapta kendilerinden istenilen kul-lukları en güzel bir biçimde yerine getirdikleri yine de kendilerini gü-vende hissetmezler. Allah’a Allah’ın istediği kulluğu icra etmeye gayret ettikleri halde yine de kendilerini garantiye alıp durumlarından mutmain olmazlar. Ne kadar da Allah’ı razı etmeye çalışarak güzel amellere koşmuş olurlarsa olsunlar hiçbir zaman kendilerini kesin cennetlik görmezler. Ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın daha güzeline lâyık olduğunu ve cennete girebilmek için kesinlikle Allah’ın rahmetine muhtaç olduklarını hiç bir zaman hatırlarından çıkarmazlar. Acaba yapamadık mı? Acaba beceremedik mi? Acaba Rabbi-mizin hatırını kazanamadık mı? Acaba yaptıklarımız bizi ateşe mi götürüyor? Diye tir tir titrerler. Âhireti, hesabı kitabı daima iki kaşlarının arasında hissederler. Rab’lerinden haşyet duyarlar. Acaba rızasına ulaşamadık mı? Acaba memnun edemedik mi? diye sürekli içlerinde bir endişe taşırlar. Hesabın kötüsünden, kötü hesaptan gamlanırlar. Rab’lerinden, Rab’lerinin rahmetinden ve cennetinden kesinlikle ümitlerini kesmemekle beraber acaba mı ki? diye yine de korku içinde bir hayat yaşayarak her an daha iyiye, daha güzel bir müslümanlığa çabalarlar. Başka?