27. “İnkar edenler: “Rabb’inden Muhammed'e bir mûcize indirilmeli değil miydi?” derler. De ki: “Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.” Evet kâfirler diyorlar ki Rabb’inden peygambere bir âyet, bir mûcize gelseydi ya. Alçaklar yeni bir âyet bekliyorlar. Halbuki şu elinizdeki Allah’ın kitabının âyetleri yetmiyor mu? Şu kâinatta Allah’ın serpiştirdiği meşhut âyetler yetmiyor mu? Allah’tan âyet istiyorlar, halbuki Allah’ın âyetlerinden habersizler. Allah’ın kendileriyle konuş-masını istiyorlar, halbuki şu âyetleriyle Allah’ın kendileriyle konuştuğunun farkında değiller. Anlıyorlar aslında da yamukluk yapıyorlar. Allah bu peygambere farklı bir mûcize, farklı bir âyet gönderseydi de biz de ona iman etseydik diyorlar. Halbuki dertleri iman değil bu adamların. Yâni farklı âyetler gelse inanacaklar mı? Bunların kâfirliklerinin sebebi bu konuda âyetlerin azlığı değil bilâkis inatlarıdır. Bakın Allah diyor ki peygamberim sen deki onlara: Allah dilediğini saptırır, yönünü kendisine döneni de hidâyet eder. Yâni kendi hür iradesini sapmadan yana, sapıklıktan yana kullananları, yönünü sapmaya dönenlere, dalâleti tercih edenlere ne kadar da âyet gönderilirse gönderilsin bu âyetler onu asla hidâyete ulaştırmayacaktır. Ama yönünü Rabb’ine doğru döndüren, Rabb’ine icabette bulunan, nerede ve hangi konumda olursa olsun tüm benliğiyle Rabb’ine yönelen, Rabb’ine muhtaç olduğunu anlayan, hayat pusulasını Rabb’ine doğru çeviren, Rabb’ine başvuran kişileri de Allah hidâyete ulaştıracaktır. İşte bu Rabb’ine yönelen kimselerin özellikleri şunlardır: