29. “İnanan ve yararlı iş işleyen kimseler için hoş bir hayat ve dönülecek güzel bir yer vardır.” Evet o mü’minler iman ederler ama bu imanlarını sadece söz planında, iddia planında bırakmayarak sâlih ameller işlerler. İman ederler ve bu imanlarının hayata aktarılması, imanlarının hayatlarında görüntülenmesi, imanlarının hayatta yaşanması adına sâlih ameller işlerler. İmanlarını söz planında bırakmayarak eyleme dönüştürürler. İmanlarını pratiğe dökerler. İman kaynaklı bir hayat yaşarlar. Fıtratlarına ve yaratılışlarına uygun ameller işlerler. Allah’ın razı olduğu ve emrettiği amelleri işlerler. Sâlih amel fıtrata uygun amel demektir. Sâlih amel Allah’ın ra-zı olduğu, sevdiği ve emrettiği ameldir. Sâlih amel Resûlullah efendimizin hayatında, sünnette olan ve mahza Allah için yapılmış amel de-mektir. Sâlih amel sâlih bir imandan kaynaklanan ameldir. Yâni yaptırıcısı Allah olan amel sâlih ameldir. Unutmayalım ki yaptırıcısı Allah olmayan, meselâ toplum adına, çevreyi razı etme adına, insanların beğenisini kazanma adına, yönetmeliklere ters düşmeme adına, modaya uyma adına, amir, müdür, patron adına, efendi şeyh adına yapılan hiçbir amel sâlih amel değildir. Gayri sâlih amel de imandan kaynaklanmayan, imanın gereği olmayan, ya da gayri sâlih bir imandan kaynaklanan, gayri sâlih bir inancın gereği olarak işlenen ameldir. Sâlih amel yaptırıcısı Allah olan amel, gayri sâlih ameller de yaptırıcısı Allah’tan başkaları olan amellerdir. İşte onlar sâlih ameller işlerler. Ne mutlu onlara. En güzel âkıbet, en güzel sonuç onlarındır.