Ra'd Suresine Dön

Ra'dالرعد

35. Ayet

35Ra'd Suresi

مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اُكُلُهَا دَٓائِمٌ وَظِلُّهَاۜ تِلْكَ عُقْبَى الَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۗ وَعُقْبَى الْكَافِر۪ينَ النَّارُ

Muttakilere vadedilen cennetin durumu şudur: Altından ırmaklar akar. Yiyecekleri ve gölgelikleri süreklidir. İşte bu, muttakilerin akıbetidir. Kâfirlerin akıbetiyse ateştir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

35. “Allah'a karşı gelmekten sakınanlara vaat edilen cennetin altından ırmaklar akar; oranın yiyecekleri ve gölgeleri devamlıdır. Bu, sakınanların elde edeceği sonuçtur. İnkârcıların varacağı sonuç ise ateştir.” Evet kâfirlerin dünya ve Ukba hayatları anlatıldıktan sonra şimdi de muttakilerin âkıbetleri ortaya konuyor. Muttakiler, hayatlarını Allah için yaşayanlar, Allah’ın velâyeti altına girip, iradelerini O’na teslim edip hayatlarını O’nun yasalarıyla düzenleyenlere Rab’leri tarafından vaat edilen cennetin misali aynen şöyledir: O cennetin zemininden ırmaklar akar durur. Bal ırmakları, süt ırmakları, su ve şarap ırmakları akar durur. Ve o cennetin yiyecekleri, meyve ve sebzeleri, gölgeleri devamlıdır. Cennette muttakiler için Rabbimizin hazırladığı meyveler daimidir. Hep taze ve de devşirilmeye, yenmeye hazırdır. Yâni yenileceği şeyler daha çiçekte değil, çağlada değil, koruk, ya da solgun değil, çürük değil... Dünyadaki meyvelere benzemez onlar. Bir meyve yendi mi yerine hemen bir meyve daha bitiriyor Rabbimiz. Yok, yok orada. Yaz geldi yaz meyvesi, kış geldi yaz meyvesi bitti, kış meyvesi bulabilirsiniz yoktur orada. Orada her tür meyve hazırdır. Tabi hep bildiğimiz şeyler değildir orada bize ikram edilecek olanlar. Hiç bilmediğimiz, görmediğimiz, tatmadığımız şeyler de ikram edilecektir. İşte muttakilerin, hayatlarını Allah için yaşayanların, yollarını Allah’a sorarak bulanların âkıbetleri, neticeleri de budur. Kitapla beraber olan, kitabı okuyan, kitabı anlamaya çalışan ve hayatlarını kitaba göre yaşayanların sonuçları da budur. Bizi, bizden çok düşünen, bize, bizden çok merhametli olan Rabbimiz biz kulları cennete özensinler diye, cennete imrensinler de Onu hedef bilip, Onun için sa’y etsinler diye burada ve kitabının değişik yerlerinde sürekli cennetini tanıtmaktadır. Hani mallarının satılmasını isteyen, insanların ilgilerini çekmek isteyen nice tüccarlar nice reklam araçlarıyla, nice mübalağalı yollar ve yöntemlerle mallarını insanların taleplerine arz ederler ya, Allah da kitabında cennetini bizim talebimize sunuyor. Lâkin Allah’ın kitabında anlattığı cennetin öyle mübalağası filan yoktur. O cennet gözlerin görmediği, kulakların duy-madığı ve hiçbir insan kalbinin ihata edemeyeceği güzellikte bir cennettir. Öyleyse biz de cenneti sürekli zihnimizde canlı tutacağız. Sürekli cennet için say edeceğiz, yarışacağız. “Cennet, cennet dedikleri Üç beş ğılman, üç beş Huri, İsteyenlere ver sen anı, Bana seni gerek seni” Zırvalarına aldanmayacağız. Çünkü Allah cennette görülecektir, cehennemde, başka bir yerde değil. Onun için Allah’ı isteyen, Allah’ı görmek isteyen de cenneti istemelidir. cenneti de cehennemi de basite indirgemeye kimsenin hakkı yoktur.