5. “Şaşacaksan, onların: “Biz toprak olunca mı yeniden yaratılacağız? “demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rab’lerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına de-mir halkalar vurulanlardır. İşte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.” Eğer bunlar nasıl böyle oluyor? Bütün bu nimetler, bütün bu âyetler nasıl var ediliyor? diye hayret ediyorsan, asıl hayret edilecek, asıl şaşılıp taaccüp edilecek konu bunca âyetleriyle Rab’lerinin gücünü, kudretini tanıyamamış kâfirlerin şu sözleridir: Nasıl, nasıl? Bizler toprak olduktan sonra mı? Bizler öldükten, toprak bizim etlerimizi yiyip, kemiklerimizi çürüttükten sonra mı yeniden diriltileceğiz? Bu kesinlikle mümkün değildir. Sen onu bizim külahımıza anlat diyenlerin sözleridir. Bunlar Rab’lerine küfreden, Rab’lerini tanımayan, Allah’ın gücünden, kudretinden, Allah’ın âyetlerinden habersiz olan insanlardır. Bunlar Rab’lerini örten, örtbas eden, Rab’lerinin âyetleriyle ilgi kurmadan bir hayat yaşayan insanlardır. Aslında öldükten sonra hesap kitap için tekrar diriliş hayret edilecek, şaşılacak bir şey değildir. Asıl hayret edilip şaşılacak şey bu hayatın sonunda bir dirilişin olmamasıdır. Asıl şaşılacak şey yaşa-dığımız bu hayatın sonunda bir hesap kitabın olmaması, herkesin yaptığının yanına kar kalmasıdır. Eğer bu hayatın sonunda bir diriliş yoksa, yaptıklarımızın hesabını ödemek yoksa o zaman gerçekten bu hayatın hiçbir anlamı kalmaz. O zaman zalimlerin, kâfirlerin yaptıkları yanlarına kar kalırken mü’minlerin, âdillerin, mazlumların yaptıkları da boşa gidecek, onlar tamamı enayi sayılacaklardır. Evet asıl hayret edilecek şey öldükten sonra tekrar diriliş değil, bilâkis dirilişin olmamasıdır. Yâni bu kâfirler ölüm sonrası tekrar dirilişin gerçekleşeceğine taaccüp mü ediyorlar? Hayret edilecek bir şey mi kabul ediyorlar bunu? Niye şaşıyorlar da buna? İlk yaratılışları neydi bu adamların? İlk defa nasıl yaratılmışlardı bu adamlar? Onları ilk defa yaratan Allah ikinci defa yaratamaz mı? Nasıl düşünüyorlar bu adamlar? Toprak olduktan sonra bir daha diriltilemeyeceklerini mi söylüyorlar? Çok mu hayret edilecek bir husustur bu? Halbuki anamızın-babamızın yedikleri yeryüzünün değişik meyvelerinden oluşan, meniden meydana gelmedik mi bizler? Böylece bizi ilk defa topraktan toplayıp yaratan Allah ölümümüzden sonra aynı topraktan tekrar toplayıp diriltmeye kadir değil mi? Ama bu kâfirler, bu ölüm ötesi hayatı ve o hayatın hesabını ki-tabını reddedenler Rab’lerini örten, Rab’lerinin âyetlerini, Rab’lerinin gücünü kudretini örtbas eden, Rab’lerine karşı nankörlük eden kim-selerdir. Rab’lerinin bunca nimetlerine karşı nankörlük etmektedirler. Ama bakın âyetin devamında Rabbimiz onların bu nankörlüklerinin karşılığını ödeyeceklerini şöylece anlatıyor: Onların boyunlarında ağlâl vardır. Allah onların boyunlarına boyunduruklar, tomruklar, zincirler, bukağılar vuracaktır. Ve onlar cehennem ashabıdırlar. Cehennemin sohbetçisidirler onlar. Ebedîyen, hiç çıkmamacasına orada azabın içinde unutulacaktır onlar. Hal böyleyken bu kâfirler: