9,10. “Görüleni de görülmeyeni de bilen, yücelerin yücesi büyük Allah'a göre, aranızdan sözü gizleyen ile, açığa vuran ve geceye bürünerek gizlenip gündüzün ortaya çıkan arasında fark yoktur.” Gaybı da, şehadeti de, görüleni de, görülmeyeni de, bildik-lerinizi de, bilmediklerinizi de, dünü de, bugünü de, yarını da ayrıntılarıyla bilen, Müteâl olan, en yüce olan, her şeyin üzerinde en Ulu olan, her şeye ve herkese egemen olan Allah’tır. Evet, bu sıfatlar sadece Ona aittir. Sizden sözü gizleyen ile açığa vuran, gecenin karanlıklarına gizlenip saklanan ve gündüz açığa çıkan arasında Onun bilmesi konusunda hiçbir fark yoktur. O Allah gece gizlice yaptıklarınızdan da, gündüzün yaptıklarınızdan da haberdardır. Hiçbir bakış, hiçbir düşünüş, hiçbir hareket onun ilminin dışında değildir. O Allah ki tüm gözlerin, tüm gönüllerin, tüm bedenlerin, tüm zihinlerin, tüm beyinlerin, tüm akılların düşüncelerini, taşıdıkları niyetleri bilmektedir. Herkesin, her varlığın iç dünyasına kadar bilen ve haberdar olandır. Varlıkların en ince noktalarına kadar, kalplerinin içine kadar nüfuz eder. Yerin derinliklerine kadar göğün zirvelerine kadar her yere ve her şeye nüfuz eder. Yâni Allah her şeyden haberdardır. Onun bilgisinin dışında bir yaprak bile düşmez, bir damla bile inmez. Onun bilgisinin dışında hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, Onun bilgisi olmadan hiçbir dişi gebe kalmaz, ve Onun haberi olmadan hiçbir dişi de bir şey doğurmaz. Düşen bir yaprak bile onun ilmi dahilinde, onun programı dahilinde düşmektedir. Hal böyleyken, yâni tüm kâinatta tek program yapıcısı ve her şeyi bilen Allah iken Onun hayat programını bırakarak yerde ken-dilerine bir kısın program yapıcılar bularak onları Allah’a ortak koşmaya çalışanlara, bir takım bilgiçler bularak onların bilgilerine sığınmaya çalışan, Allah berisinde birilerini hayata etkin zannederek ken-dilerine sığınmaya çalışanlara yuh olsun.