29-30. “Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O’ndan isterler; O her an kâinata tasarruf etmektedir. Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?” Halbuki göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a muhtaçtır. Herkes ve her şey isteyeceğini Allah’tan istemektedir. Şu anda sahip olduklarınızın tamamını size veren Allah’tır. Varlığınız, eliniz, ayağınız, gözünüz, kulağınız, havanız, suyunuz, güneşiniz, gündüzünüz, geceniz, aklınız, fikriniz, yiyecekleriniz, içecekleriniz hepsi hepsi Allah’tandır. Sakın ha sakın, bütün bu nimetleri kendinizden sanmayın. Bunlara kendi kendinize sahip olduğunuz düşüncesine kapılmayın. Tüm bu nimetlerin sahibini unutmayın. Sakın kendinizi Allah’tan müstağnî görmeyin. Rabbinize karşı sorumluluklarınızı unutup bir hayat yaşamayın. Nankör olmayın, azgınlaşmayın. Rabbinizin gönderdiği vahiyden yüz çevirmeyin, Allah’ın âyetlerinden uzak bir hayat yaşamayın. Rabbinizin verdiği tüm bu nimetleri O’na isyanda kullanmayın. Kendi kendinizi yeterli görmeye kalkışmayın. Unutmayın ki şu anda yeryüzünde sahip olduklarınızın tamamı Allah’tandır. Hepiniz Allah’a muhtaçsınız. Makam sahipleriniz de, mal-mülk sahipleriniz de isteyeceklerini sadece Allah’tan istemek zorundadırlar. Öyleyse isteyeceklerinizi sadece Rabbinizden isteyin. Kulluğunuzu sadece Rabbinize yapın. Sadece O’na dua edin. Sadece O’-nun istediği hayatı yaşayın. Sadece O’nun çektiği yere gidin. Sadece O’nu razı etmeye çalışın. Kullardan hiçbir şey istemeyin. Kullara kulluk etmeyin. Kulların yasalarını uygulayıp, onları razı etmeye çalışmayın. Kulları Allah’la aranızda aracı da yapmayın. Çünkü onlar da Rab-biniz tarafından yaratılmış sizin gibi aciz varlıklardır. Onlar da Allah’a muhtaçtırlar. Ne hayattakilerden, ne de ölmüş gitmiş olanlardan hiçbir şey istemeyin, hiçbir şey beklemeyin. İsteyeceklerinizi hiç ölmeyen, ebedîyen Hayy olan, duaları işiten, bilen ve anında icabet gücüne sahip olan Allah’tan isteyin. O dururken kimden ne istenebilir ki? O her an bir iştedir. Her an kâinatı tedbir ediyor. Her an dualara icabet ediyor. Her an bir zalimin defterini dürüp bir adâlet sahibini yukarı çıkarıyor. Her an mesajını reddeden, dinine savaş açan bir toplumu yerin dibine batırıyor. Her an yaratıyor, her an kullarına rızık veriyor. Her an kullarını koruyor. Her an kullarına merhamet ediyor. Her an kullarıyla diyalog halindedir. Yani kullarını yaratıp, köşesine çekilip, “Benden bu kadar, haydi bildiğiniz gibi yaşayın” diyen bir Allah değildir O. Dünya işlerine karışmayan bir Allah değil, her an kullarıyla ilişki içinde olan, her an kullarını gözetleyen ve kimin ne yaptığından haberdar olandır. Göklerin ve yerin tüm işlerini deruhte edendir. Öy-leyse Rabbinizin hangi nimetlerine yalan dersiniz?