33-34. “Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah’ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?” “Ey cinler ve insanlar topluluğu, haydi eğer becerebilirseniz, eğer gücünüz yetiyorsa göklerin ve yerin çevresini aşıp geçin. Haydi eğer gücünüz yetiyorsa Rabbinizin hesabından kaçıp kurtulun bakalım. Kaçabilir misiniz? Kurtulabilir misiniz? Allah size izin vermedikçe, Allah’ın verdiği bir güç olmadıkça nasıl geçebilirsiniz? Nereye kaçabilirsiniz? Nasıl kurtulabilirsiniz Allah’ın hesabından, sorgusundan? Kime sığınabilirsiniz? Nereye giderseniz gidin, nereye kaçarsanız kaçın orada Rabbinizi bulacak, Rabbinizin hükmüyle karşı karşıya geleceksiniz. Allah elbette sizin hesabınızı görecektir.” Eğer gücünüz yetiyorsa semâların ve yerin kıtalarını aşın. Se-mâların ve arzın sınırlarını aşın bakalım, aşabilirseniz. Kaçın bir yerlere bakalım, kaçabilirseniz. Çıkın Allah’ın semâ ve arzından; terk edin Allah’ın mülkünü. Kaybolun, saklanın... Yapabilir misiniz bunu? Unut-mayın ki her yer Allah’ın mülküdür. Allah’ın egemenliğinin, hükümranlığının ulaşmadığı bir yer bulamazsınız. Kaçıp kurtulamazsınız Allah-tan. Diskalifiye edemezsiniz Rabbinizi. Allah’ın gücü olmadan, Allah’ın yardımı ve izni olmadan hiçbir zaman ne gökleri delip geçebilirsiniz, ne de yerin derinliklerine inip Allah’ın hesabından, Allah’ın sorgulama-sından kurtulabilirsiniz. Öyleyse aklınıza Rabbinizin hesabından kurtulmak gibi bir şey gelmesin. Böyleyken Rabbinizin hangi nimetini, hangi gücünü inkâr edersiniz?