Rahmân Suresine Dön

Rahmânالرحمن

3. Ayet

3Rahmân Suresi

خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ

İnsanı yarattı.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

1-4. “Rahmân olan Allah Kur’an’ı öğretti; İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.” Rabbimiz Rahmân’dır. Kullarına karşı rahmeti, merhameti sonsuzdur. Kullarına karşı o kadar merhametlidir ki Rabbimiz, Rasû-lullah Efendimizin bir hadisinin beyanına göre “rahmet sıfatını yüz parçaya bölmüş, onlardan sadece bir tanesini yeryüzüne indirmiş, insan, hayvan ve diğer mahlukâtı arasında dağıtmış, geri kalan 99 parçasını da yarın cennette mü’min kullarına işletmek üzere kendi yanında saklamıştır.” Evet yüz parça rahmetinden sadece bir parçasını yeryüzüne indirmiştir. Onun içindir ki anne, yavrusuna; baba, evlâdına; kadın, kocasına; koca, karısına; hayvan, yavrusuna merhamet e-der. Sadece yüz parçadan kendi payına düşen bir parça sebebiyle. Bir de geriye bıraktığı ve tecellisini yarın cennette göreceğimiz 99 parça rahmetini düşünün. Rabbimiz kullarına karşı çok merhametlidir. Ama tabii kulları kendisine yönelir, kendisine kulluğa yönelir, kendisi için bir hayat yaşamaya karar verirlerse. Kendisini dinleyen, kendisinin istediği gibi bir hayat yaşayan kullarına karşı merhameti sonsuzdur Rabbimizin. Değilse kendisiyle çatışma içine giren, dinini, kitabını, peygamberini reddeden, kendi hevâ ve hevesleri istikâmetinde bir hayat yaşayan kimselere karşı da son derece intikam sahibidir Rabbimiz. Rabbimiz Rahmân olduğu için, bu rahmetinin gereği olarak insanlara Kur’an’ı öğretmiştir. İnsanlara sonsuz rahmet ve merhametinin gereği olarak, onlara kendisini, kendisine kulluğu, cenneti, cehennemi tanıtan, hidâyeti gösteren kitap göndermiş, Kur’an’ı öğretmiştir. Biz kullarına sonsuz rahmet ve merhameti sebebiyle kulu, elçisi Muhammed (a.s) aracılığıyla bize böyle bir kitap ulaştırarak nimetlerinin en büyüğüyle bizi şereflendirmiştir. Zira kitap nimeti, vahiy nimeti nimetlerin en büyüğüdür. Rabbimizin öteki tüm nimetleri işte bu kitap nimetiyle tamamlanmaktadır. Biz Rabbimizin tüm nimetlerine bu kitap sayesinde ulaşmaktayız. Çünkü nimetlerin başı ve en büyüğü iman ve hidâyet nimetidir. İman ve hidâyet olmadan başka hiçbir nimete ulaşmak mümkün değildir. İşte bu iman ve hidâyet nimetine de biz bu kitapla ulaşmaktayız. Eğer rahmeti sonsuz olan Rabbimiz bize böyle bir kitap göndermeseydi, bizi kendi bilgisiyle şereflendirmeseydi biz hidâyeti nerden bilebilirdik? Kendini bize tanıtmasaydı, istediği kulluğu bize anlatmasaydı nerden bilebilirdik bunları? Bu dünyanın, bu hayatın mânâsını, bizi kimin var ettiğini, niçin dünyaya geldiğimizi ve nereye gittiğimizi, ölümün ne olduğunu, ölümden sonra nasıl bir hayatın bizi beklediğini nereden bilebilirdik? Nasıl bir hayat yaşayarak cennete gidebileceğimizi nereden bilebilirdik? O Allah ki insanı yaratmıştır. Varlığımız Allah’tandır. Bizi yaratan Allah’tır. Gücü ve kudretiyle, ilmi ve hikmetiyle insanı en güzel bir özellikte yaratan O’dur. Yarattığı bu insana beyanı da öğretmiştir Rabbimiz. İnsana beyan gücünü de lütfetmiştir. Maksadını, meramını ifade etme, konuşma yeteneğini de vermiştir. Hem kendi meramını anlatma, hem de başkalarının meramlarını anlama, fehmetme yollarını öğretmiştir. İşte rahmeti gereği Rabbimizin insana lütfettiği bu beyan gücü, onu öteki varlıklardan, hayvanlardan ayıran en belirgin özelliğidir. Eğer Rabbimiz bizlere böyle bir beyan özelliği vermeseydi, meramımızı karşı tarafa aktarma, karşı tarafın meramını da anlama yeteneği vermeseydi, öteki varlıklar gibi hiçbir zaman konuşamayacak, konuşulanları anlayamayacak, eşyayı tanımlayamayacaktık. Meselâ bir ağacı karşımızdakine anlatabilmek için sırtımıza bir ağaç yüklenip buraya getirmek zorunda kalacaktık. Bir dağı buraya taşımak zorunda kalacaktık. Ama bakın öyle yapmadan şu anda dağ deyince, ağaç deyince hemen anlıyoruz değil mi? Ne büyük bir nimettir bu değil mi? Böyle bir nimetin içinde olunca insan farkına varamı-yor. Bilmem böyle bir nimetin farkına varabilmek için Rabbimizin bizim dilimizi, konuşma özelliğimizi, kulağımızı, işitme yeteneğimizi, aklımızı, fikrimizi almasını mı bekliyoruz? O zaman mı anlayacağız bu nimetlerin ne anlama geldiğini? O zaman mı kadir ve kıymetini bileceğiz bunların? O zaman mı şükre, Rahmeti bol olan Allah’a kulluğu yöneleceğiz? Sadece bunlardan mı ibaret Rabbimizin nimetleri?