Rahmân Suresine Dön

Rahmânالرحمن

59. Ayet

59Rahmân Suresi

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

(Bu durumda) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız?

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

56-59. “Oralarda, bakışlarını yalnız erkeklerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne cinlerin dokunmuş oldu-ğu eşler vardır. Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? Onlar yakut ve mercan gibidirler. Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?” Orada yine gözlerini, gönüllerini, bakışlarını sadece kocalarına, efendilerine çevirmiş, gözleri efendilerinden başkasını görmeyen, gönülleri efendilerinden başkasına kaymayan eşler, kadınlar vardır. Kocalarına düşkün, efendilerine meftun kadınlardır onlar. Kocalarına olan sevgilerinden, aşklarından, hicaplarından, hayâlarından, iffetlerinden ötürü gözlerini sadece kocalarına çevirmiş, gönüllerini onlara vermiş, onlardan başkasını hiçbir zaman görmeyen kadınlardır onlar. Veya bir başka mânâsıyla kocalarının bakışlarını, arzularını sadece kendi üzerlerine çekmiş kadınlar vardır orada. Kocalarını baş-kalarına bakmayacak biçimde sükûne erdirmiş güzeller güzeli kadınlardır onlar. Rabbimiz bu dünyada kendisine kendisinin istediği gibi kul olmuş, kitabına, kendi yasalarına teslim olmuş, takva ve teslimiyet içinde Müslümanca bir hayatın kavgasını veren ve sonunda cenneti kazanan mü’mine hanımlara orada, o cennette öyle bir güzellik verecek ki, orada kocaları onlardan gözlerini ayıramayacaklardır. Onlara baktıkları zaman başka hiçbir kadına bakma gereği duymayacaklardır. Tarifi imkânsız olan o güzellikleriyle o mü’mine hanımlar, kocalarının bakışlarını sadece kendi üzerlerine çekeceklerdir. Bu kadınların orada üç özelliliğinden söz ediyor Rabbimiz. Bunlardan birincisi iffet ve hayâ özelliğidir. Dünyada iffet ve haya sahibiydiler onlar, orada da iffet ve hayâ abidesi olacaklar. Dünyada Allah’ın istediği gibi tertemizdiler, orada da tertemiz olacaklar. Dünyada kocalarından başkalarına bakmıyor, bakışlarını aşağıya eğiyor, gazz-ı basar yapıyor, gözlerinin bakış alanını kocalarıyla sınırlandırıyorlardı, orada da bu temizliklerini sürdürecek, kocalarından başkalarına bakmayacaklar. Veya bu temizliklerinin karşılığı olarak Rabbimizin kendilerine verdiği tarifi imkânsız güzellikleriyle kocalarının bakışlarını sadece kendi üzerlerine çekeceklerdir. Bir başka özellikleri de bunlara daha önce ne bir insan, ne de bir cin eli değmemiştir. Hiçbir cin, ya da insan bakışına muhatap olmamış, sanki onlar bir yerde saklanmış, muhafaza edilmiş, güneş görmemiş, hiçbir kimsenin bakışına açılma-mış, hiçbir gözün bakışı üzerlerine düşmemiş ve sadece kocaları için açılmış namuslu kadınlardır onlar. Durum böyleyken Rabbinizin hangi nimetine yalan dersiniz? Sanki onlar akıllara durgunluk verecek, kalpleri durduracak güzellikte yakut ve mercan gibidirler. Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? Bu dünyada Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşayan mü’minlerin cennetteki mükâfatlarıdır bütün bunlar. Unutmayalım ki burada Allah’ın istediği gibi bir hayat yaşamayan erkekler de, kadınlar da bütün bu nimetlerden mahrum olacaklar. Burada Allah’ın istediği gibi tertemiz kalmayı beceremeyenler, harama uçkur çözenler tüm bu Allah nimetlerinden mahrum kalacaklardır. O zaman hesabımızı güzel yapmak zorundayız. Unutmayalım ki: